58Rabbin çok bağışlayıcı, rahmet sahibidir. Eğer onları kazandıkları şeylerle sorumlu tutsaydı, mutlaka onlara acele azap ederdi. Hayır, onlar için belirli bir zaman vardır ki, ona karşı asla bir sığınak bulamazlar. "Rabbin çok bağışlayıcı ve rahmet sahibidir": Çünkü onlara hemen azap etmemiştir. "Hayır, onlar için belli bir zaman vardır": öldükten sonra dirilme ve amellerin karşılığını görme için. "Ona karşı asla bir sığınak bulamazlar (mev’ilâ)": Ferrâ’, mev’il: Menca (kurtulacak yer)dir ki, o mana bakımından sığınaktır, demiştir. Çünkü menca sığınaktır. Araplar: Innehu leyuvailu ilâ mavdıihi derler ki: Yerine gidiyor, demektir. Şair de bu manada şöyle demiştir: Serbest bıraktığın (salıverdiğin) nefsin kurtulmadı, Aminlere (serbest bıraktığın) ve yaralanmadı. Beyitte geçen: Lâ vaelet: Kurtulmadı, demektir. Ebû Ubeyde de Şair A’şa’nın şöyle bir beytini misal getirmiştir: Ev sahibinin gafil anını gözetliyorum, Benden sakınıyor ama, kurtulamaz. Beyitte geçen: Mayeilü: Kurtulamaz, demektir. İbn Kuteybe de: Mev’il: Sığınaktır, demiştir. Veele fülanün ile keza denir ki: Bir yere sığındı, demektir. Eğer: "Âyetin zahiri kâfirlere azabın tehir edilmesi Allah’ın rahmeti iledir, malumdur ki, onların rahmetten nasibi yoktur?” denilirse. Buna iki cevap verilmiştir: Birincisi: Burada rahmet nimet manasınadır, Allah’ın nimeti de mü’mine de kafire de şamildir. Bağışlanma ve rıza manasına olan rahmette ise, kâfirin bir hissesi yoktur. İkincisi: Allah’ın rahmeti kıyamet gününde kâfirlere yasaktır, onlar dünyada ise rahmetten sağlık ve rızık olarak istifade ederler. |
﴾ 58 ﴿