63

O da: "Gördün mü, biz kayaya sığındığımız zaman şüphesiz ben balığı unuttum. Onu söylememi bana ancak şeytan unutturdu. O, şaşılacak şekilde denizde yolunu tuttu” dedi.

"Dedi": Yani Yuşa, Mûsa’ya,

"gördün mü, biz kayaya sığındığımız zaman": Yani oraya indiğimiz zaman,

"şüphesiz ben balığı unuttum":

Bunda da iki görüş vardır:

Birincisi: Sana balığın durumunu haber vermeyi unuttum.

İkincisi: Balığı taşımayı unuttum.

"Vema ensanihu": Kisâi he’nin kesri ile sini imale etmiştir (enseynihi). İbn Kesir de vasılda heden sonra ye ile

"ensanihî” okumuştur. Hafs da Âsım’dan henin zammesi ile

"ensanihu” rivayet etmiştir.

"Vettelıaze sebilehi filbahri aceba (denizde yolunu tuttu)": Sebildeki “He” zamiri balığa râcîdir.

Tutan hakkında da iki görüş vardır:

Birincisi: O, balıktır,

sonra onu haber veren hakkında da iki görüş vardır:

Birincisi: O, aziz ve celil olan Allah’tır.

Sonra Kelâmın manasında da üç görüş vardır:

Birincisi: Denizde acayip bir şey göstermek ve acayip bir şey yapmak üzere yol tuttu.

İkincisi: Allahü teâlâ:

"Denizde yolunu tuttu” deyince, bundan şaşın ve bu mucizeyle uyanın, dedi.

Üçüncüsü: Allahü teâlâ’nın haberi,

"filbahr (denizde)” kavlinde kesildi. Bunun üzerine Mûsa, balıktan gördüğü şey için: Acaba, dedi. Bu görüşleri İbn Enbari zikretmiştir.

İkincisi: Balıktan haber veren Yuşa’dır, Mûsa’ya balığın ne yaptığını anlattı.

İkinci görüş: Yol tutan Mûsa'dır, acayip şekilde denizde balığın yolunu tuttu; balığın geçtiği yere girdi; Hızır’ı gördü.

Atıyye,

İbn Abbâs’tan şöyle dediğini rivayet etmiştir: Mûsa kayaya döndü, balığı buldu, balık denizde gitmeye başladı, Mûsa da onu takip etti, nihayet denizin adalarından birine vardı; Hızırla karşılaştı.

63 ﴿