65Orada kullarımızdan kendisine katımızdan bir rahmet verdiğimiz ve ona yanımızdan bir ilim öğrettiğimiz bir kul buldular. "Kullarımızdan bir kul buldular": Yani Hızır'ı buldular. İsminde dört görüş vardır: Birincisi: Elyesa’dır, bunu da Vehb ile Mukâtil, demişlerdir. İkincisi: Hızır b. Amiye’dır. Üçüncüsü: Ermiya b. Halkıya’dır, bu ikisini İbn Münadi zikretmiştir. Dördüncüsü: Yelya b. Melkan’dır, bunu da Ali b. Ahmed en - Nisaburi zikretmiştir. Hızır isminin verilmesine gelince: Bunda da iki görüş vardır: Birincisi: O, kuru bir yere oturdu, orası yeşerdi, bunu da Ebû Hureyre, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’den rivayet etmiştir. Hadiste geçen ferve: Kuru yer demektir. İkincisi: O nereye otursa çevresi yeşillenirdi, bunu da İkrime demiştir. Mücâhid de şöyle demiştir: Namaz kıldığı yer yemyeşil olurdu. Hızır peygamber mi idi değil miydi? Bunda da iki görüş vardır, bunları da Ebû Bekir b. Entari zikretmiş ve şöyle demiştir: Çoğunluk onun peygamber olduğunu söyler. Bazıları da onun iyi bir kimse olduğunu söyler. Âlimler onun günümüze kadar yaşayıp yaşamadığında da iki görüş halinde ihtilaf etmiştir ki, bunları Maverdi nakletmiştir. Hasen Basri onun öldüğüne kail olurdu. Arkadaşlarımızdan İbn Münadi de böyle der ve ölmediğini söyleyenleri ayıplar: Onun günümüze kadar yaşadığı hakkında sahih hadis yoktur, derdi. Ebû Bekir en-Nakkaş şöyle rivayet etmiştir: Muhammed b. İsmail el- Buhârî’ye Hızır ile İlyas’tan sordular, onlar hayatta mıdırlar, dediler? O da: Nasıl olur, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: Bugünden itibaren yüz sene başına kadar yeryüzündekilerden kimse kalmaz, demiştir, dedi. "Ona katımızdan bir rahmet verdik": Bu rahmet hakkında da üç görüş vardır: Birincisi: O peygamberliktir, bunu da Mukâtil, demiştir. İkincisi: Hak edenlere karşı gösterdiği şefkat ve acımadır. Bunu da İbn Enbari zikretmiştir. Üçüncüsü: Nimettir, bunu da Ebû Süleyman Dımeşki, demiştir. "Ona katımızdan ilim öğrettik": İbn Abbâs: Gayb ilminden bir ilim verdi, demiştir. |
﴾ 65 ﴿