6"Bana mirasçı olacak ve Ya’kûb hanedanına mirasçı olacak (bir oğul). Rabbim, onu razı kıl". "Yerisüni ve yerisü âl-i yakube": İbn Kesir, Nâfi, Âsım, İbn Âmir ve Hamze, se’lerin refi ile "yerisünü ve yerisü” okumuşlardır; Ebû Amr ile Kisâi de, ikisinde de cezm ile "yerisni ve yeris” okumuşlardır. Ebû Ubeyde de şöyle demiştir: Kim ref ile okursa, veliye sıfat yapmış olur, mana da: Bana mirasçı bir veli bağışla demek olur. Kim de cezm ile okursa, şart ve ceza olur, tıpkı: Eğer onu bana bağışlarsan, bana mirasçı kıl sözü gibi olur. Bu mirastan murat edilen şey hususunda da dört görüş vardır: Birincisi: Malıma mirasçı olacak ve Ya’kûb ailesinin peygamberliğine mirasçı olacak. Bunu İkrime, İbn Abbâs’tan rivayet etmiş; Ebû Salih de böyle demiştir. İkincisi: İlme ve Ya’kûb ailesinden de mülke mirasçı olacak; Allahü teâlâ da ilim mirasçılığım kabul etti, mülkü etmedi. Yine bu da İbn Abbâs'tan rivayet edilmiştir. Üçüncüsü: Peygamberliğime ve ilmime mirasçı olacak, aynı zamanda Ya’kûb hanedanından da peygamberliğe mirasçı olacak. Bunu da Hasen, demiştir. Dördüncüsü: Benim peygamberliğime mirasçı olacak, Ya’kûb ailesinin de ahlakına mirasçı olacak. Bunu da Atâ’, demiştir. Mücâhid şöyle demiştir: Zekeriyya, Ya’kûb soyundan idi. Kelbî de, Ya’kûb ailesinin onun dayıları olduğunu iddia ve onun Yûsuf'un babası Ya’kûb olmadığını iddia etmiştir. Mukâtil de: O, Ya’kûb b. Masan’dır. Bu Ya’kûb ile Meryem’in babası İmran kardeş idiler, demiştir. Doğrusu: O, şu gerekçelerden dolayı mal mirasını kastetmemiştir: Birincisi: Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’den sahih olarak nakledildiğine göre şöyle demiştir: Biz peygamberler miras bırakmayız, bıraktığımız sadakadır. İkincisi: Bir peygamberin ölümünden sonra malının meşru mirasçılara intikal etmesine üzülmesi câiz değildir. Üçüncüsü: Onun malı yoktu, Ebû Hureyre, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem den: Zekeriyya, marangoz idi, dediğini rivayet etmiştir "Rabbim, onu razı (marzi) kıl": Yani rızana mazhar kıl, demektir, fail kalıbı, mef'ul manasında kullanılmıştır, nitekim katîl de maktul manasında kullanılmıştır. |
﴾ 6 ﴿