8Dedi: "Rabbim, benim nasıl bir oğlan çocuğum olur ki, karım kısırdır, ben de ihtiyarlığın son sınırına ulaştım". "Kânet = oldu": Bunun manasında da iki görüş vardır: Birincisi: O, sözü pekiştirmek içindir (zaittir), mana da: O kısırdır, demektir, "küntüm hayra ümmetin” (Al-i İmran: 110) kavlinde olduğu gibidir ki: Entüm (siz) demektir. İkincisi: O, kısır olduğundan itibaren başına böyle bir şey gelmedi. Bu ikisini İbn Enbari zikretmiş ve birinciyi tercih etmiştir. "Ve kad belağtü minel kiberi itiyya": İbn Kesir, Nâfi, Ebû Amr, İbn Âmir ve Ebû Bekir de Âsım’dan rivayet ederek ilk harflerinin zammı ile: "Utiyya", "bukiyya” (Meryem: 58), "suliyya” (Meryem: 70) okumuşlardır. Hamze ile Kisâi de, ilk harflerinin kesri ile okumuşlardır. Hafs da Âsım rivâyetinde bu ikisine katılmış, ancak "bukiyya” kavlini ilk harfinin zammesi ile okumuştur. İbn Abbâs ile Mücâhid de, sin ile: "Usiyya” okumuşlardır. Mücâhid de: "Usiyya": Kemiğin sertleşmesidir, demiştir. İbn Kuteybe de: O, kurumaktır, demiştir. Atâ ve asâ, denir ki, aynı manayadır. Zeccâc da: Sona varan her şeye: Fekad atâ ya'tû itiyyen, ve utuvven, ve usuvven ve usiyyen, denir, demiştir. |
﴾ 8 ﴿