4Namuslu kadınlara iftira edip de sonra dört şahit getirmeyenlere, onlara seksen değnek vurun ve onların şahitliklerini kabul etmeyin. İşte onlar fasıkların ta kendileridir. "Namuslu kadınlara iftira edenler": Zinada recmi gerektiren namusluluğun (ihsanın) şartları bize göre dörttür: Buluğ, hürriyet, akıl ve geçerli nikahla cimâ etmek. İslâm ise ihsanda şart değildir, Ebû Hanife ile İmam Malik’e göre şarttır. İftira atmada ihsanın şartları da dörttür: Hürriyet, İslâm, iffet ve iftiraya uğrayanın cimâ edilir hale gelmesi. Âyetin manası şöyledir: Namuslu kadınlara zina isnat ederler, daha önce geçtiği için muhsanat lâfzı zikredilmemiştir. "Sonra getirmeyenler": İftira ettiklerine, "dört şahit": Adil ve karşı tarafın bunu yaptığını gördüklerine dair şahitlik eden, demektir. "Onlara değnek vurun": Yani iftira edenlere. Hüküm: Âyet şunu ifade etmektedir: İftira eden, eğer isbat edemezse, ona had lâzım gelir, şahitliği kabul olunmaz ve fasık sayılır. Fasıklığma bizzat iftira etmekle mi yoksa had vurulmakla mı hüküm verileceğinde ihtilaf etmişlerdir: Bizim arkadaşlarımıza göre; eğer isbat edemezse, fasıklığma hükmedilir, şahitliği de reddedilir. Şâfiî de bu görüştedir. Ebû Hanife ile Malik: Ona had tatbik edilmedikçe fasıklığma hükmedilmez, şahitliği de kabul olunur, demişlerdir. Hüküm: Üstü kapalı şekilde iftira etse, meselâ: Sen zina eden değilsin, annen de fahişe değildir, dese, bizim mezhebimizin meşhur kavline göre had lâzım gelir. Ebû Hanife: Had lâzım gelmez, demiştir. İftirada kölenin haddi, hürün haddinin yarısı kadardır, o da kırk değnektir. Bunu da çoğunluk demiştir. Ancak Evzai: Seksen değnektir, demiştir. Deliye iftira atana ise, Cumhûr: Had vurulmaz, demiştir. Lesy ise: Vurulur, demiştir. Çocuk, eğer cimâ edecek ve eğer kız ise cimâ edilecek yaşa gelmişse, iftira edene, had vurulur. İmam Malik: Emsali cimâ edilen kız çocuğuna iftira atana had vurulur, bu durumdaki erkek çocuğa iftira edene had vurulmaz, demiştir. Ebû Hanife ile Şâfiî, ikisine de iftira edene had vurulmaz, demişlerdir. Eğer bir kelime ile bir topluluğa iftira ederse, ona bir had lâzım gelir. Eğer her birine ayrı ayrı iftira ederse, her biri için bir had lâzım gelir. Bu da Şa’bî ile İbn Ebi Leyla’nın görüşüdür. Ebû Hanife ile arkadaşları: Ona bir had lâzım gelir, ister bir kelime ile isterse birkaç kelime ile iftira etsin, demişlerdir. İftira haddi kul hakkıdır, ondan temize çıkarmak ve onu affetmek câizdir. Ebû Hanife ise: O, Allah hakkıdır, demiştir. Bize göre iftiraya uğrayan istemedikçe ceza verilmez. Bu da çoğunluğun görüşüdür. İbn Ebi Leyla ise: İftiraya uğrayan istemese de devlet ona had vurur, demiştir. |
﴾ 4 ﴿