6

Eşlerine iftira atıp da kendilerinden başka şahitleri olmayanlar (ise), onlardan birinin şahitliği, şüphesiz doğru söyleyenlerden olduğuna dair Allah’a dört şahitliktir.

"Eşlerine iftira atanlar":

İniş sebebi şöyledir: Hilal b. Ümeyye, ailesinin yanında bir erkek buldu, onu gözü ile gördü ve kulağı ile işitti. Sabah oluncaya kadar sükunetini bozmadı; erkenden Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’e gitti: Ya Resûlallah, ben aileme geldim; yanında bir erkek buldum; gözlerimle gördüm, kulaklarımla işittim, dedi. Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem onun bu hareketinden hoşlanmadı, ona çok zor geldi. Sa’d b. Ubade diyor ki: Şimdi Resûlüllah Hilal’e vurur ve şahitliğini iptal eder, dedi. Hilal de: Allah’a yemin ederim ki, Allah bana bir çıkış yolu gösterecektir, dedi. Allah’a yemin ederim ki, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem ona dayak atılmasını emretmek istemişti ki, birden üzerine vahiy indi. Bu âyet de bunun üzerine indi. Bunu İkrime, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir. Başka bir hadis de şöyledir: Hilal’in suçladığı adam Şerik b. Sahma’dır ve Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem karısına iftira atan Hilal’e: Bana dört şahit getir, yoksa sırtını kırbaçlarım, dedi. Bu âyet bunun üzerine indi. Böylece iftira eden koca hakkında değnek cezası neshedildi.

Âyetin hükmünün açıklanması

Bir erkek karısına zina isnat ederse, ona (erkeğe) had lâzım gelir; isbat etmek veya lânetleşmekle bundan kurtulabilir. Eğer isbat ederse, kadına had lâzım gelir. Eğer kadınla lânetleşirse, kadına zinayı ispat etmiş olur, kadın da lânetleşmekle kurtulur. Eğer koca lânetleşmekten vazgeçerse, ona iftira cezası lâzım gelir. Eğer eş cayarsa, had lâzım gelmez; lânetleşinceye veya zinayı ikrar edinceye kadar hapsedilir, iki rivÂyetten birinde böyledir. Diğerinde ise serbest bırakılır.

Ebû Hanife ise şöyle demiştir: Onlardan hiçbirine had vurulmaz, koca lânetleşinceye kadar hapsedilir.

İmam Malik ile Şâfiî de: Onlardan cayana had lâzım gelir, demişlerdir.

Lânetleşme ancak hakimin huzurunda gerçekleşir; eğer kadın utangaç ise, hakim onları lânetleştirecek bir vekil gönderir. Lânetleşmenin (Han’ın) şekli şöyledir: Kocadan başlanır, o da: Allah’a şahitlik ederim ki, ben ona isnat ettiğim zinada doğruyum, der ve bunu dört defa tekrar eder. Sonra beşincide: Eğer yalancılardan ise Allah’ın lanetinin kendi üzerine olmasını söyler. Sonra da kadın dört defa: Şahitlik ederim ki, o bana isnat ettiği zina suçunda yalancıdır, der, sonra da: Eğer doğru ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını söyler. Sünnet olan lânetleşmenin ayakta yapılmasıdır. Koca lânet kelimesine gelince ona: Allah’tan kork; bu insanı ateşte yakar; dünya azabı ahiret azabından çok hafiftir, denilir. Aynısı gazap kelimesine gelince eşe de söylenir. Eğer çocukları varsa, onun babadan silinmesi için lânetleşmeye konulması gerekir; şahitlikte, bu çocuk benim değildir, der. Kadın da: Bu onun çocuğudur, diye ilavede bulunur.

Hüküm: Fakihler lânetleşen eşler hakkında ihtilaf etmişlerdir; İmam Ahmed’ten meşhur olan şudur: İftirası sahih olan her eşin lânetleşmesi de sahih olur; bunun altına Müslüman, kâfir, hür ve köle girer. Kadın da böyledir. Bu Malik ile Şâfiî’nin görüşleridir.

Ebû Hanife ise: Lânetleşme hür ile cariye arasında, köle ile hür kadın arasında, iki zimmi arasında yahut birisi zimmi ise câiz değildir. Harb, İmam Ahmed’ten böyle nakletmiştir. Mezhebin görüşü birincisidir. İmam Ahmed’ten kesin rivayet vardır ki, lânetleşme ayrılığı yalnız kocanın lânetleşmesi ile gerçekleşmez. Hakim ayırmadan gerçekleşmesinde ise iki rivayet vardır. Lânetleşmenin meydana getirdiği haramlık, ebedidir. Eğer lânetleşen erkek yalan söylediğini itiraf ederse, zevcesi ona yine helâl olmaz. Bunu Hazret-i Ömer, Ali ve İbn Mes’ûd demişlerdir. İmam Ahmed’ten de iki rivayet vardır, birisi budur. İkincisi de yalan çıktıktan sonra bir araya gelecekleridir. Ebû Hanife de bu görüştedir.

"Velemtekün lehüm şühedaü illâ enfüsühüm": Ebû’l-Mütevekkil, İbn Ya’mur ve Nehaî, te ile

"tekün” okumuşlardır.

"Feşehadetü ahadihim erbau şehadatin":

İbn Kesir, Nâfi, Ebû Amr, İbn Âmir, Ebû Bekir de Âsım’dan rivayet ederek ayn’ın fethası ile

"Erbaa” okumuşlardır. Hamze, Kisâi, Hafs da Âsım’dan rivayet ederek, aynın ref’i ile okumuşlardır.

Zeccâc da şöyle demiştir: Kim ref ile okursa,

Mana şöyledir: Birinin iftira cezasını defedecek şahitliği dörttür. Kim de nasb ile okursa, mana: Onlara lâzım gelen birin dört şahitlik etmesidir.

6 ﴿