14Eğer dünya ve ahirette üzerinizde Allah’ın lütfü ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu şeyde size mutlaka büyük bir azap dokunurdu. "Eğer üzerinizde Allah’ın lütuf ve rahmeti olmasaydı": Yani eğer Allah size böyle ihsan etmeseydi, "elbette size dokunurdu": Yani sizi çarpardı "tutup içine daldığınız şeyde” o da yalan ve iftiradır "büyük bir azap": Dünya ve ahirette. Sonra o lütfü olmasaydı çarpılacakları azabın vaktini zikredip "iz telekkavnehu” dedi. Erkekler birbirleriyle karşılaşır: Ben şöyle bir şey duydum, der, o da onu alır başkasına ulaştırırdı. Ömer b. Hattab, şeddesiz merfu bir te, sakin lâm, merfu ve şeddesiz kaf ile "iz tulkunehu” okurdu. Muaviye ile İbn Semeyfa’ da öyle okurlardı, ancak o ikisi teyi ve kafi fethalı okurlardır. İbn Mes’ûd da, iki te, mensûb lâm ve şeddeli kaf ile "tetelekkavnehu” okumuştur. Übey b. Ka’b, Âişe, Mücâhid ve Ebû Hayve, şeddesiz meftuh bir te, meksur lâm ve merfu kaf ile "telikunehu” okumuşlardır. Zeccâc: "Telikunehu": Onu birbirlerine atar, ulaştırırlar, demiştir. Telikunehu’nun manası da Yalanı hızla yayardınız, demektir. Velaka yeliku: Yalan ve saireyi hızla yaymaktır. Şair şöyle demiştir: Ans onu Şam’dan hızla getirdi. |
﴾ 14 ﴿