36

(O kandil) öyle evlerde yakılır ki, Allah, onların yüceltilmesine izin vermiştir. O’nu orada sabah akşam tesbih eder.

"Fi buyutin":

Zeccâc şöyle demiştir: "Fi”

"kemişkatin” kavline bağlıdır, mana da: Evlerdeki mişkat gibidir, olur.

"O’nu orada tesbih eder” kavline bağlı olması da câizdir ki, tekit üstüne tekit olur.

Mana da şöyledir: Allah’ı birtakım kimseler bazı evlerde tesbih ederler.

Eğer:

"Mişkat ancak bir tek evde olur, nasıl

"evlerde” dedi?” denilirse.

Buna iki türlü cevap verilir:

Birincisi: O tekille başlayıp çoğulla sona eren sanatlı hitaplardandır, meselâ:

"Ey Peygamber, kadınları boşadığınız zaman” (Talâk: 1) âyetinde olduğu gibi.

İkincisi: O, evlerden her birine râcîdir, mana da: Her evde mişkat vardır, olur.

Evlerden ne murat edildiği hususunda da müfessirlerin üç görüşü vardır:

Birincisi: Onlar mescitlerdir, bunu da İbn Abbâs ile cumhûr, demiştir.

İkincisi: Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’in eşlerinin evleridir. Bunu da Mücâhid, demiştir.

Üçüncüsü: Beytü’l - Mukaddes’tir. Bunu da Hasen, demiştir.

"Ezine": Emretti manasınadır.

"Yüceltilmesine":

Bunda da iki görüş vardır:

Birincisi: Tazim edilmesine, demektir. Bunu da Hasen ile Dahhâk, demişlerdir.

İkincisi: Yapılmasına, demektir ki, bunu da Mücâhid ile Katâde, demişlerdir.

"Orada isminin anılmasına":

Bunda da iki görüş vardır:

Birincisi: O’nun tevhidi (birlenmesi)dir. Bunu da Ebû Salih, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir.

İkincisi: Orada kitabının okunmasıdır. Bunu da İbn Ebi Talha, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir.

"Yüsebbihü": İbn Kesir, Hafs da Âsım'dan, Nâfi, Ebû Amr, Hemze ve Kisâi, be’nin kesri ile

"yüsebbihü” okumuşlar; İbn Âmir, Ebû Bekir de Âsım’dan rivayet ederek be’nin fethi ile okumuşlardır. Muaz el - Kari ile Ebû Hayve de, merfu te, meksur be ve merfu ha ile

"tüsebbihu” okumuşlardır.

"O’nu orada tesbih eder

"in manasında da iki görüş vardır:

Birincisi: O, namazdır,

sonra ğuduv namazında da iki görüş vardır:

Birincisi: O, sabah namazıdır, bunu da İbn Ebi Talha, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir.

İkincisi: Kuşluk namazıdır. İbn Ebi Müleyke, İbn Abbâs’tan: Şüphesiz kuşluk namazı Allah’ın kitabında vardır, ona ancak dalgıçlar dalar, dediğini ve sonra da

"yüsebbihü lehu fiha bilğuduvvi velâsal” âyetini okuduğunu rivayet etmiştir.

Asâl namazında da iki görüş vardır:

Birincisi: O, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarıdır. Bunu da İbn Saib, demiştir.

İkincisi: İkindi namazıdır, bunu da Ebû Süleyman Dımeşki, demiştir.

İkincisi: O, bilinen tesbihattır, bunu bazı müfessirler demişlerdir.

36 ﴿