42

(Kraliçe) gelince, ona: "Senin tahtın da böyle mi?” denildi. O da: "Sanki o. Bize bundan önce bilgi verildi ve biz Müslüman olduk” dedi.

"Sanki odur":

Bunda da iki görüş vardır:

Birincisi: Onu hem tanır hem de tanımaz gibi davrandı, sonra da içinden:

"Yedi evin içinde ve bekçiler tarafınan korunan tahta nasıl varır?” dedi. Arkasından da: Sanki o, dedi. Bunu da Ebû Salih, İbn Abbâs’tan demiştir.

Katâde de: Onu kendi tahtına benzetti, demiştir.

Süddi de şöyle demiştir: Onda tanıdığı şeyler gördü, onu inkâr etmedi, tanımadığı şeyler gördü, onda da ısrar etmedi, onun için, sanki o, dedi.

İkincisi: Onu tanıdı, fakat onlar şüphe ettikleri gibi o da şüphe etti. Eğer onlar: Bu senin tahtındır, deselerdi, o da: Evet, derdi. Bunu da Mukâtil, demiştir.

Müfessirler şöyle demiştir: Ona: Bu senin tahtındır, onu kapalı kapılar arkasına saklaman bir fayda sağlamadı, denildi.

"Bize bilgi verildi":

Bunda da üç görüş vardır:

Birincisi: Bu, Süleyman’ın sözüdür, bunu da Mücâhid, demiştir.

Sonra bunun manasında da iki görüş vardır:

Birincisi: Bize Allah ve dilediği şeye gücü yeteceğine dair bu kadından önce bilgi verildi.

İkincisi: Müslüman olduğuna ve itâat ederek bize geleceğine dair bize bilgi verildi ve biz de Allah’a teslim olanlarız, demektir.

İkincisi: O, Belkıs’ın sözündendir, çünkü o, tahtını görünce: Ben bu mucizeyi gördüm ve geçen mucizeler sebebiyle Süleyman’ın gerçek peygamber olduğuna dair bilgi edindik, dedi. Geçen mucizeler de hüdhüdün ve elçilerin durumudur. Biz de gelmeden önce sana teslim olduk ve itâat ettik.

Üçüncüsü: O, Süleyman kavminin sözündendir, bunu da Maverdi, nakletmiştir.

42 ﴿