89Kim iyilikle gelirse, onun için ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler. "Kim iyilikle gelirse": İyiliği ve kötülüğü En’am’ın sonunda, âyet 160’da şerh etmiştik. "Onun için daha hayırlısı vardır": Bunda da iki görüş vardır: Birincisi: Ondan daha hayırlısı vardır, ona da kavuşacaktır, o da sevaptır. Bunu İbn Abbâs, Hasen ve İkrime, demişlerdir. İkincisi: Ondan daha faziletlisi vardır; çünkü o bir iyilikle gelir, ona ise on katı verilir. Bunu da Zeyd b. Eslem, demişlerdir. "Ve hüm min fezein yevmeizin": İbn Kesir, Nâfi, Ebû Amr ve İbn Âmir, muzaf olarak "min fezei yevmiizin” okumuşlar; Âsım, Hamze ve Kisâi de tenvinle "min fezein", mimin fethi ile de "yevmeizin” okumuşlardır. Ferrâ’ şöyle demiştir: İzafet Arapça’da daha hoşuma gidiyor, çünkü o, belli bir dehşettir, baksanıza, Allahü teâlâ: "Layahzünühül fezaül ekberü” (Enbiya: 103) demiş; onu belli kılmıştır. Belli bir yere izafe etmen bana daha hoş gelir. Ebû Ubeyde ise tenvinli okumayı tercih etmiş ve: İki mananın en genişi budur, demiştir. O zaman o günün bütün dehşetlerinden emin olur. Ebû Ali el - Farisi de şöyle demiştir: Tenvinlense de ondan bir dehşeti de daha çoğunu da kastetmek câizdir. Çünkü o, mastardır, mastar da lâfzı tekil olsa da çoğa da delalet eder, meselâ: "İnne enkerel asvati lesavtül hamir” (Lokman: 19) kavli gibi. İzafe edildiği zaman da ondan bir dehşeti kastetmek de câizdir, çoğunu kastetmek de câizdir. Bu görüşe göre, iki okuyuş da eşittir. Eğer çok dehşet kastedilirse, o, kıyamet günündeki bütün dehşetlere şamil olur, Eğer tek kastedilirse, o da: "En büyük dehşet onları üzmez” (Enbiya: 103) kavli ile işaret edilen olur. İbn Şaib şöyle demiştir: Ateş oradakilerin üzerine kapaklandığı zaman öyle bir dehşete kapılırlar ki, onun gibisi görülmemiştir. Cennet halkı ise o dehşetten emindirler. |
﴾ 89 ﴿