11

Allah iman edenleri de mutlaka bilir ve münafıkları da mutlaka bilir.

"insanlardan kimi: Allah’a iman ettik, der":

Kimler hakkında indiğinde dört görüş halinde ihtilaf etmişlerdir:

Birincisi: O, Müşriklerin Bedir savaşına çıkarıp da onların da dinden döndüğü kimseler hakkında inmiştir. Bunu da İkrime, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir.

İkincisi: O, dilleriyle iman eden, başlarına Allah’tan bir belâ veya canlarına veyahut mallarına bir musibet geldiği zaman fitneye kapılan kimseler hakkında inmiştir. Bunu da Mücâhid, demiştir.

Üçüncüsü: Mekke’deki birtakım münafıklar hakkında inmiştir; başlarına müşriklerden bir belâ geldiği zaman şirke dönerlerdi. Bunu da Dahhâk, demiştir.

Dördüncüsü: Ayyaş b. Ebi Rebia hakkında inmiştir; o Müslüman olmuştu; ailesinden ve kavminden canına gelecek riskten korktu, Mekke’den kaçarak Medine’ye çıktı. Bu da Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’in Medine’ye gelişinden önce idi. Annesi dayanamadı, kardeşleri Ebû Cehil ile Haris b. Hişam’a - ki, bu ikisi onun anne bir kardeşi idiler - Allah’a yemin ederim ki, onu bana getirmedikçe ne evde yatar, ne yemek yer ne de su içerim, dedi. Onlar da onu aramaya çıktılar; onu yakaladılar; onunla uğraştılar, o da arkalarına düştü, onu annesine getirdiler. Annesi de onu bağladı ve: Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’i inkâr etmedikçe bağlarını çözmem, dedi. Sonra da onu kırbaçlamaya başladı; sonunda dayağa dayanamayıp Muhammed aleyhisselam’ı inkâr etti. Bu âyet de onun hakkında indi. Sonra hicret etti ve güzel Müslüman oldu. Bu, İbn Saib ile Mukâtil’in görüşleridir. Mukâtil’in bir rivâyeti de şöyledir: İki kardeşi yolda ona iki yüz sopa vurdular; o da Muhammed’in dininden döndü; bu âyet de bunun üzerine indi.

"Allah uğrunda eziyet görünce": Yani imanı sebebiyle bir eziyet veya işkence görünce,

"insanların işkencesini": Yani dünyada başına gelen azabı

"Allah’ın azabı gibi sayar” ahiretteki azabı gibi sayar. Mü’mine yaraşan sevabı hatırı için Allah uğrunda çektiği eziyete sabretmektir.

"Yemin olsun, eğer Rabbinden bir yardım gelirse": Yani devlet mü’minlerin olursa,

"elbette şöyle derler": Yani münafıklar mü’minlere derler,

"şüphesiz biz de sizinle idik” dininizde idik, derler. Allah onları yalanladı:

"Allah âlemlerin göğüslerindekini bilmez mi?” dedi. Yani göğüslerindeki iman ve nifakı, demektir. Biz de bundan sonra gelen âyeti sûrenin başında tefsir etmiştik.

11 ﴿