15

İman edip iyi şeyler yapanlara gelince, işte onlar, bir bahçede mesrur olurlar.

"Onlar bir bahçede mesrur olurlar": Havda: Yeşil bitkilerle donanmış yer demektir, Özellikle ravzadan (bahçe'den) bahsedilmesi, Arapların en hoşlandıkları şey olmasındandır.

Ebû Ubeyde şöyle demiştir: Arapların nazarında yeşil bahçeden daha güzel ve ondan daha hoş kokan şey yoktur. Şair A'şa şöyle demiştir:

Yayladaki yeşil ve üzerine şiddetli yağmurun yağdığı

Bahçe kadar akşamüzeri ondan daha güzel ve

Ondan daha hoş kokan bir şey yoktur.

Müfessirler: Bahçeden maksat, cennet bahçeleridir, demişlerdir.

"Mesrur olurlar":

Bunda da dört görüş vardır:

Birincisi: İkram edilirler, bunu da İbn Ebi Talha, İbn Abbâs'tan rivayet etmiştir.

İkincisi: Nimet görürler, bunu da Mücâhid ile Katâde, demişlerdir.

Zeccâc da şöyle demiştir: Habre lügatte: Hoş nağme demektir.

Üçüncüsü: Neşelenirler, bunu da Süddi, demiştir.

İbn Kuteybe de: Yuhberun, sevinirler, demiştir ki, habre: Neşe demektir.

Dördüncüsü: Habr: Cennette musiki dinlemektir, cennet halkı musiki dinlemeye başladıkları zaman ne kadar ağaç varsa çiçek açar. Bunu da Yahya b. Ebi Kesir, demiştir. Yahya b. Muaz’a en güzel hangisidir, dediler; o da şöyle dedi: Ünsiyet çalgılarıyla, kudsiyet kamaralarında, hamd nağmeleriyle, övgü bahçelerinde

"sadakat koltuğunda, güçlü padişahın yanında” (Kamer: 55) demiştir.

15 ﴿