29De ki: "Fetih günü kâfirlere imanları fayda vermez ve onlar(ın yüzlerinle bakılmazda". "Derler” Mekke kâfirlerini kastediyor, "bu fetih ne zaman, derler?": Bunda da dört görüş vardır: Birincisi: O, Bedir gününde fethedilen şeydir. İkrime, bu âyette İbn Abbâs’tan şöyle dediğini rivayet etmiştir: Bedir günü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e fetih (keşif) oldu, kâfirlere de ölümden sonra imanları fayda vermedi. İkincisi: O, kıyamet günüdür; o sevap ve azapla hüküm verme günüdür. Bunu da Mücâhid, demiştir. Üçüncüsü: O, dünyada onlara azabın geleceği gündür, bunu da Süddi, demiştir. Dördüncüsü: Mekke'nin fethidir, bunu da İbn Saib, Ferrâ’ ve İbn Kuteybe, demişlerdir. Bu görüşe itiraz edilmiş; "fetih günü kâfirlere imanı nasıl fayda vermez? O gün bir bölük insan Müslüman olmuş ve o günde Müslümanlıkları kabul olunmuştu” denilmiştir. Buna da iki cevap verilir: Birincisi: O gün öldükten sonra iman etmeleri kâfirlere kâr etmez, bunu da İbn Abbâs’tan zikretmiştik. Siyer Âlimleri şöyle demişlerdir: Halid b. Velid, Mekke fethedildiği gün şehre Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in girdiği yerin dışından girdi; Safvan b. Ümeyye, Süheyl b. Amr vd. onunla karşılaşıp savaştılar. Halil de arkadaşlarına seslendi ve onlarla savaştı. Kureyş’ten yirmi dört, Hüzeyl'den dört kişi öldürüldü. Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem duruma hakim olunca. "Ben sizi savaştan men etmedim mi?” dedi. Kendisine: Halil'le savaştılar, o da savaşmak zorunda kaldı, dediler. İkincisi: Kâfirlere verilen aman onlara fayda sağlamaz; çünkü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: "Kim kapısını kapatırsa güvendedir, kim Ebû Süfyan'ın evine girerse güvendedir"5 demişti. Zeccâc şöyle demiştir: Buna göre Mana şöyledir: Bu aman onlardan Allah'ın azabını defetmez. Savunduğumuz bu görüş tercihe şayan değildir; sadece söylendiği için beyan etmiş bulunuyoruz. Bu anlattıklarımızdan fetihten iki görüş meydana çıkmıştır: Birincisi: O, hüküm ve karardır, tercih ettiğimiz de budur. İkincisi: Şehrin fethedilmesidir. |
﴾ 29 ﴿