6

Gerçekten biz, dünya göğünü bir süsle, yıldızlarla süsledik.

"Gerçekten biz dünya göğünü süsledik": Yani yere yakın göğü ki, o da göklerin yere en yakın olanıdır.

"Biziynetinil kevakib": İbn Kesir, Nâfi, İbn Âmir, Ebû Amr ve Kisâi, muzaf olarak

"biziynelil kevakib” okumuşlardır ki, onların güzelliği ve ışığı ile demektir. Hamze, Hafs da Âsım'dan rivayet ederek lenvinle

"biziynetin” ve cer ile de

"elkavkibi” okumuşlardır. "Kevakib"i ziynetten bedel kılmıştır; çünkü ikisi aynıdır, meselâ: Merertü biebi Abdilkıhi Zeydin, dersin ki, Ebû Abdullah ile Zeyd aynıdır.

Mana da şöyledir: Biz dünya göğünü yıldızlarla süsledik. Ebû Bekir de Âsım’dan rivayet ederek tenvinle

"biziynetin” ve nasb ile de

"elkevakibe” okumuştur.

Mana da şöyledir: Biz dünya göğünü süsledik, yıldızları onda süslemekle, onları yerlerine koymak ve onları nurlu kılmakla.

Zeccâc da şöyle demiştir: "Kevakib

"in mensûb olarak

"biziynetin"den bedel olması da câizdir; çünkü

"biziynetin” mahallen mensubtur. Übey b. Ka’b, Muaz el - Kari, Ebû Nehik, Ebû Husayn el - Esedi, diğerleriyle birlikte tenvinle

"biziynetin” ve benin ref'i ile de

"elkevakibü” okumuşlardır. Zeccâc, mana şöyledir, demiştir: Biz yıldızların onu süslemesiyle dünya göğünü süsledik.

6 ﴿