8O en yüce heyete kulak veremezler ve her taraftan atılırlar. "Lâ yesmeune": Ferrâ’ şöyle demiştir: Lâ burada "kezalike seleknahu fi kulubil mücrimine lâ yü’minune bihi” (Şuara: 200, 201) kavli gibidir. Bu manaya göre "lâ "da cezm de uygundur; çünkü Araplar: Rabattül ferese lâ yenlelil (atı bağladım ki, kaçmasın) derler. Başkası da şöyle demiştir: Likey lâ yessemmeu ilel melil a’lâ (mele-i a'layı dinlemesinler diye). Onlar ise gökteki meleklerdir. Hamze, Kisâi, Hafs da Âsım’dan ve Halef, “sîn” in şeddesi ile "lâ yessemmeune” okumuşlardır ki, aslı: Yetesemmeune’dir; te sine İdgam edilmiştir. Neden "ilel meleil a’lâ” dedi? Çünkü Araplar: Semi’tü min fülanin ve ilâ fülanin derler (min de ilâ da kullanırlar, demektir. Mütercim). "Her taraftan atılırlar": Alevlerle "duhuren” Katâde: Alevler atmakla, demiştir. İbn Kuteybe de: Kovmak için, demiştir. Dehartuhu dehren ve duhuren: İtmektir. Ali b. Ebû Talib, Ebû Recâ’, Ebû Abdurrahman, Dahhâk, Eyyub Sahtiyani ve İbn Ebi Able, dalın fethi ile "dehuran” okumuşlardır. |
﴾ 8 ﴿