47

Onda ne baş ağrısı vardır ne de ondan sarhoş olurlar.

"Onda baş ağrısı (ğavl) yoktur":

Bunda da yedi görüş vardır:

Birincisi: Onda baş ağrısı yoktur, bunu İbn Ebi Talha, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir.

İkincisi: Onda karın ağrısı yoktur, bunu da el - Avfi, İbn Abbâs’tan rivayet etmiş; Mücâhid ile İbn Zeyd de böyle demişlerdir.

Üçüncüsü: Onda baş ağrısı yoktur, bunu da Katâde, demiştir.

Dördüncüsü: Onda rahatsız edici ve hoşa gitmeyen bir şey yoktur, bunu da Said b. Cübeyr, demiştir.

Beşincisi: Akılları gitmez, bunu da Süddi, demiştir. Zeccâc da Akılları gidip de bir ağrı duymazlar, demiştir.

Altıncısı: Onda günah yoktur, bunu da İbn Cerir nakletmiştir.

Yedincisi: Onda hiçbir afet yoktur, çünkü başına bu afetlerden biri gelen kimse için; Kad ğalethu ğulun (onu gul çarptı) denir. Doğrusu onda gulun olmaması bu afetlerin hepsi için geçerlidir. Bu da İbn Cerir’in tercihidir.

"Ve-lahüm anha yünzefun": Hamze ile Kisâi, burada ve Vakıa: 19’da zenin kesri ile okumuşlardır.

Âsım da burada zenin fethi ve Vakıa 19'da kesri ile okumuştur.

İbn Kesir, Nâfi, Fıbu Amr ve İbn Âmir iki surede de zenin kesri ile okumuşlardır. Kim fetha ile okursa, mana: Onu içmekle akılları gitmez, şeklinde olur. Sarhoşa: Nezif ve menzuf, denir.

Kim kesre ile okursa, bunda iki mülahaza vardır:

Birincisi: Şarapları tükenmez, yani devamlıdır, demektir.

İkincisi: Sarhoş olmazlar demektir. Şair de şöyle demiştir:

Hayatıma yemin ederim ki, siz sarhoş da olsanız, ayık da olsanız,

Ey Ebcer oğulları, siz ne kötü meclis arkadaşlarısınız.

47 ﴿