18

Bir söz telaffuz ederse, mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.

"Telaffuz etmez": Yani insan bir kelime söyleyip de ağzından atmayadursun,

"mutlaka onun yanında bir gözcü": Yani bir muhafız vardır, o da ona görevlendirilmiş melektir; o da ya sağda oturur ya da solda,

"hazır” sabit durur, ondan ayrılmaz. Başkası da: Atiyd: Nereye gitse onun yanında hazırdır, demiştir. Ebû Ümame rivayet etmiştir, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir: İyilikleri yazan sağında, kötülükleri yazan da solunda oturur; iyilikleri yazan kötülükleri yazanın amiridir; kul bir iyilik yaptığı zaman onun için on iyilik yazar, bir kötülük yaptığı ve soldaki de onu yazmak istediği zaman sağdaki: Bekle, der, o da birkaç saat bekler. Eğer o günahtan istiğfar ederse, ona bir şey yazılmaz. Eğer istiğfar etmezse, ona bir kötülük yazılır.

İbn Abbâs da şöyle demiştir: Allah âdemoğlunun yanına gündüz iki muhafız koymuştur. Bütün yaptıklarını yazar mı diye iki görüş halinde ihtilaf etmişlerdir:

Birincisi: Onlar her şeyini yazarlar, öyleki hastayken inlemesini bile yazarlar, bunu da Mücâhid, demiştir.

İkincisi: Ancak sevap veya günah olanı yazarlar,

İkrime de şöyle demiştir: Kur’ân onların sağda ve solda oturduklarını söylemiştir. Biz de Ebû Umame hadisinde zikretmiştik. Hazret-i Ali kerremallahu veçhe de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den şöyle dediğini rivayet etmiştir: Senin iki meleğin öndişlerinin üzerinde otururlar; dilin onların kalemi, tükrüğün onların mürekkebidir. Sen ise füzuli şeylerin arkasında koşturur durursun. Hasen ile Dahhâk'tan da şöyle dedikleri rivayet edilmiştir: Onlar senin çene kıllarının altında otururlar.

18 ﴿