37Gerçekten bunda kalbi olan yahut huzur-ı kalp içinde kulak veren için elbette öğüt vardır. "Gerçekten bunda": Yani zikrettiği kentlerin helakinde, "elbette öğüt vardır” hatırlatma ve nasihat vardır, "kalbi olan için": İbn Abbâs: Aklı olan için, demiştir. Ferrâ’ da: Bu câizdir, lügatte şöyle diyebilirsin: Senin kalbin yoktur, içinde kalp yoktur, der bundan aklı kastedersin. İbn Kuteybe de şöyle demiştir: Kalp aklın yeri olduğu için öyle denilmiştir. Zeccâc mana: Kalbini anlamaya çevirenler için, demiştir. "Ya da kulak veren” yani benden dinleyen için, demektir. "Huzur-ı kalp ile” yani aklı dinlediğinde olan, demektir. Ferrâ’ da: Huzur-ı kalbi, yani orda olup da aklı başka yerde olmayan diye açıklamıştır. |
﴾ 37 ﴿