8

Sonra yaklaşıp sarktı.

"Sonra yaklaşıp sarktı": Ferrâ’, mana şöyledir, demiştir: Sonra sarkıp yaklaştı, ancak mana bir olduktan sonra iki fiilden istediğini öne almak câizdir; bu nedenle kad dena fekartıbe ve karube fedena, şeteme fe esae ve esae feşetcme (sövüp kötülük etti, kötülük edip sövdü).

"İkterebis saatti venşekkal kamer” (Kamer: 1) âyeti de böyledir ki, mana - Allah bilir ya - Ay yarıldı, kıyamet yaklaştı, demektir.

İbn Kuteybe de mana şöyledir, demiştir: Sarkıp yaklaştı, çünkü yaklaşmak için sarktı ve sarkarak yaklaştı.

Zeccâc da şöyle demiştir: Dena yaklaştı manasınadır, ledella ise daha da yaklaştı, demektir. İki lâfzın da manası birdir. Başkaları da şöyle demiştir: Sarkmak bir şeye yaklaşacak şekilde aşağı inmektir, o nedenle yaklaşma yerine konulmuştur.

"Sonra yaklaştı” diye işaret edilen hakkında da üç görüş vardır:

Birincisi: Aziz ve celil olan Allah’tır. Buhârî ile Müslim, Sahihlerinde Enes b. Malik’ten şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: İzzet sahibi Rab yaklaştı, öyle ki, ona iki yay kadar veya daha az kaldı. Ebû Seleme de İbn Abbâs'tan,

"sonra yaklaştı” kavli üzerinde: Rabbi yaklaşıp sarktı, dediğini rivayet etmiştir. Mukâtil’in tercihi de budur, miraç gecesinde Rabbi Muhammed’e yaklaştı; ona iki yay kadar veya daha az kaldı, demiştir. Ben de bu görüşün izahını

"el - Muğni” kitabında açıkladım, onun mesafeyi kat ederek cisimlerin yaklaşması gibi olmadığını beyan ettim. Çünkü mesafe kat etmek cisimlere hastır, Allah ise bundan münezzehtir.

İkincisi: Muhammed Rabbine yaklaştı, bunu da İbn Abbâs ile Kurazi, demişlerdir.

Üçüncüsü: O Cebrâil’dir,

sonra onda da iki görüş vardır:

Birincisi: Cebrâil yerin en yüksek ufkunda dikeldikten sonra yaklaşıp Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’e indi. Bunu da Hasen ile Katâde, demişlerdir.

İkincisi: Cebrâil, aziz ve celil olan Rabbine yaklaştı; ona iki yay kadar veya daha yakın oldu. Bunu da Mücâhid, demiştir.

8 ﴿