25Orada ne boş lâf ne de günaha sokma duymazlar. "Lâ yesmaune fiha lağven": Lağvin ve selamın manasını Meryem suresinin başında (Meryem: 62), te’simin manasını Tûr’da (âyet: 23’te), "ma ashabul yemin"in manasını da bu surede (Vakıa: 9’da) tefsir etmiştik. Eğer: "Günaha sokma işitilmez, onu işitilen şeyle nasıl birlikte zikretti?” denilirse. Cevap şöyledir: Araplar sözün sonunu başına bağlarlar, birinde güzel olan diğerinde güzel olmasa da böyle yaparlar; meselâ: Ekeltü hubzen ve lebenen (ekmek ve süt yedim) derler, hâlbuki süt yenilmez, ancak yenilen bir şeyin yanında zikri güzel olmuştur. Ferrâ’ da şöyle demiştir: Bir Arap bana şöyle bir beyit okudu: Güzel kadınlar bir gün çıkıp da Kaşlarını ve gözlerini incelttiklerinde. Göz için inceltme tabirini kullanmıştır, hâlbuki göz inceltilmez, sürmelenir. Onu da kaşa atfetmiştir; çünkü mana bilinmektedir. Bir başkası da bana şunu söyledi: Savaşta kocana rastladım, Kılıç ve mızrak kuşanmıştı. Bir başkası da bana şunu söyledi: Ona yem olarak saman ve su verdim. Hâlbuki su yem olarak verilmez; ancak içirtilir. Onu da samana atfetmiştir. Ferrâ’: Cer ile "ve hurin iynin” okuyanların dayanakları da budur, demiştir. Bu sadece sözün sonunu başına bağlamaktır ki, Arapça’da câizdir. |
﴾ 25 ﴿