65

Eğer dilersek, onu elbette kırıntı yaparız da şaşardınız.

"Onu elbette kılarız": Yani ekini

"kırıntı": Atâ’: Tanesiz saman, demiştir.

Zeccâc da: Onu bozardık, öyle ki, tanesiz kırıntı olurdu, içinde hiçbir şey olmazdı, demiştir.

"Fezaltüm": Şa’bî, Ebû’l - Âliyye ve İbn Ebi Able, zı’nın kesri ile "fezaliltüm” okumuşlardır. Biz de bunu

"zalte aleyhi akifa” kavlinde açıklamıştık (Taha: 97).

"Tefekkehun": Übey b. Ka'b, İbn Semeyfa’, Kasım b. Muhammed ve Urve, nun ile "tefekkenun” okumuşlardır.

Manada da dört görüş vardır:

Birincisi: Şaşarsınız, bunu da İbn Abbâs, Mücâhid, Atâ’ ve Mukâtil, demişlerdir.

Ferrâ’ da şöyle demiştir: Ekininizin maruz kaldığı şeye şaşar kalırsınız.

İkincisi: Pişman olursunuz, bunu da Hasen ile Zeccâc, demişlerdir. Katâde'den de bu iki görüş naklşdilmiştir.

İbn Kuteybe de şöyle demiştir:

"Tetefekkehûn": Pişman olursunuz, demektir, tefekkenun da öyledir, o da Ukl kabilesinin lehçesidir.

Üçüncüsü: Birbirinizi kınarsınız, bunu da İkrime, demiştir.

Dördüncüsü: Sızlanırsınız, bunu da İbn Zeyd, demiştir.

65 ﴿