82

Rızkınızı muhakkak onu yalanlamak mı kılıyorsunuz?

"Rızkınızı onu yalanlamak mı kılıyorsunuz?": Müslim, Sahih'inde 3 İbn Abbâs hadisinde şöyle dediğini rivayet etmiştir:

3 - Kitabu'l - İman, hadis no, 125.

Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında yağmur yağdı, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: İnsanlardan kimi şükreden, kimi de inkâr eden şeklinde sabahladı, dedi. (Şükredenler): Bu Allah’ın rahmetidir, onu istediği yere koyar, dediler. Bazıları da: Falanca yıldız doğru söyledi (ondan yağdı) dediler. Bunun üzerine

"yıldızların düştükleri yerlere yemin ederim ki,” âyeti indi. Buhârî ile Müslim, Sahih’lerinde Zeyd b. Halid el - Cüheni hadisinde şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem Hudeybiye seferinde bir yağmurun ardından bize namaz kıldırdı, namazdan ayrılınca, insanlara döndü: "Rabbinizin ne dediğini biliyor musunuz?” dedi. Onlar da Allah ve Resul’ü daha iyi bilir, dediler. Kendisi de şöyle dedi: Kullarımdan kimi mü’min, kimi de kâfir olarak sabahladı; mü’min:

"Allah'ın lütuf ve rahmeti sayesinde bize yağmur yağdı” diyendir. Bu, aynı zamanda yıldızları inkâr etmiştir. Ama kim de: Filanca yıldız sayesinde yağdı dediyse, beni inkâr etmiş, yıldızlara iman etmiştir. 4

4- Buhârî, Ezan, bab, 156; İstiska, bab, 28; Mağazi, bab, 35; Müslim, hadis no, 125; Ebû Dâvud, Tıb, bab, 22; Malik, Muvatta', İstiska, hadis no, 4; Ahmed, Müsned, 4/117.

Müfessirlerin bu âyetin manasında üç görüşleri vardır:

Birincisi: Rızık burada şükür manasınadır, Hazret-i Âişe, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'den

"rızkınızı kılıyorsunuz” âyetinde şükrünüzü dediğini rivayet etmiştir.5

5- İmam Ahmed, Müsned, 5/77, Hazret-i Ali hadisidir; Âişe hadisi olarak bulamadık.

Ali b. Ebû Talip ile İbn Abbâs’ın görüşleri de böyledir. Hazret-i Ali "ve tecalune şükreküm” şeklinde okurdu.

İkincisi:

Mana şöyledir: Rızkınıza şükrü yalanlamanız haline getiriyorsunuz (şükredeceğinize inkâr ediyorsunuz). Bu da çoğunluğun görüşüdür. Zira onlara yağmur yağmış, onlar da: Felanca yıldızdan yağdı, demişlerdi.

Üçüncüsü: Rızık, nasip manasınadır, anlamı da şöyledir: Kur’ân’dan şans ve nasibinizi onu yalanlama yapıyorsunuz. Bunu da Sa’lebî zikretmiştir. Übey b. Ka’b, Mufaddal da Âsım rivâyetinde, tenin fethi, kâfin sükunu, zal da şeddesiz olarak,

"tekzibun” okumuşlardır.

82 ﴿