16İman eden kimseler için, kalplerinin Allah’ın zikrine ve Hak’tan inene saygı duyacağı ve önceden kendilerine kitap verilip de üzerlerinden uzun zaman geçtiği için kalpleri katılaşanlar gibi olmayacakları vakit gelmedi mi? Onlardan çoğu fasıklardır. "îman edenler için vakit gelmedi mi?": Kimler hakkında indiğinde iki görüş halinde ihtilaf etmişlerdir: Birincisi: O mü’minlerin hakkında indi, İbn Mes’ûd şöyle demiştir: Bizim İslâm’a girmemizle bu âyet ile sitem edilmemiz arasında ancak dört sene geçti. 1 1 - Müslim, Tefsir, hadis no, 24. İkincisi: O münafıklar hakkında indi, bunu da Ebû Salih, İbn Abbâs’tan demiştir. Mukâtil de şöyle demiştir. Münafıklar Selman-ı Farisi’ye sordular: Bize Tevrat’tan konuş; gerçekten onda acayip şeyler var, dediler. Bunun üzerine bu âyet indi. Zeccâc da şöyle demiştir: Bu âyet birtakım mü’minler hakkında indi, bunlar ince kalpliliğe ve tevazua teşvik edilmişlerdi. Aziz ve celil olan Allah’ın tevazu ve ince kalplilikle niteledikleri mü’minler bunların üstünde olan bir kesimdir. Birinciye göre iman gerçek olur. İkinciye göre de mana şöyle olur: Dilleriyle "iman edenler için vakit gelmedi mi?” Eneşşey'ü denir ki: Bir şeyin vakti ve zamanı gelmektir. "Kalplerinin saygı duyması": Yani Allah’ın zikri ile incelip yumuşaması demektir. Mana da şöyledir: Zikir onlara yufka kalplilik ve tevazu kazandırmalıdır. "Ve-ma nezele mine’l-hak": İbn Kesir, Âsım, Ebû Amr, İbn Âmir, Hamze ve Kisâi, numın ve şeddeli zenin fethi ile "nezzele” okumuşlardır. Nâfi', Hafs, Mufaddal da Âsım rivâyetinde nunun fethi ve şeddesiz ze ile "nezele” okumuşlardır. Ebû Abdurrahman es - Sülemi, Ebû’l - Âliyye, İbn Ya’mur, Yûnus b. Habib de Ebû Amr rivâyetinde ve Eban da Âsım rivâyetinde, nunun ref'i ve meksur ve şeddeli ze ile "nüzzile” okumuşlardır. İbn Mes’ûd ile Ebû Recâ’ da, meftuh hemze ve meftuh ze ile "vema enzele” okumuşlardır. Ebû Miclez ile Amr b. Dinarda böyle, ancak hemzenin zammı ve zenin kesri ile okumuşlardır, "hak” da Kur’ân’dır. "Vela yekunu": Rüveys, Ya’kûb ’tan te ile "vela tekunu” okuduğunu rivayet etmiştir. "Kendilerine kitap verilenler” de: Yahudilerle Hıristiyanlardır. "Fetale aleyhimül emedü": Emed zaman demektir, İbn Kuteybe de, emed: Hedef ve gayedir, demiştir. Mana da: Onların peygamberleri ve iyi kimseleri görmeleri çok eskidendi, demektir. "Kalpleri katılaştı, onlardan çoğu da fasıktırlar": Onlar İsa’ya da Muhammed’e de iman etmediler. |
﴾ 16 ﴿