25Yemin olsun, gerçekten peygamberlerimizi kesin delillerle gönderdik ve onlarla beraber kitabı ve teraziyi indirdik ki, insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye. Demiri de indirdik; onda çetin bir sertlik ve insanlar için faydalar vardır. Ve Allah gıyapta kendine ve peygamberine kim yardım ediyor bilsin diye. Şüphesiz Allah pek güçlüdür, mutlak galiptir. "Gerçekten peygamberlerimizi kesin delillerle gönderdik": Yani âyetlerle burhanlarla demektir. "Onlarla beraber kitabı indirdik” şeriatleri ve hükümleri açıklayarak. "Terazi"den kastedilen şey hususunda da iki görüş vardır: Birincisi: O adalettir, bunu da İbn Abbâs ile Katâde, demişlerdir. İkincisi: O tartı aletidir, bunu da İbn Zeyd ile Mukâtil, demişlerdir. Birinci görüşe göre, mana şöyle olur: Adaleti emrettik. İkinci görüşe göre de şöyle olur: Teraziyi koyduk, yani onu emrettik ki, "insanlar adaleti ayakta tutsun” yani adaletten ayrılmasınlar. "Demiri de indirdik": Bunda da iki görüş vardır: Birincisi: Allahü teâlâ Âdem’le beraber cennetten örs, çekiç ve maşa indirdi. Bunu da İbn Abbâs, demiştir. İkincisi: Mana, onu var ettik ve yarattık, demektir, tıpkı "sizin için sekiz sınıf hayvan indirdi” (Zümer: 6) âyetinde olduğu gibi. "Onda çetin bir sertlik vardır": Zeccâc şöyle demiştir: Çünkü onunla korunulur ve onunla savaşılır, "insanlar için faydalar vardır” alet ve edavat yapmada, kap kacak hazırlamada. "Veliyalemallahu” bu "liyekumennasu” kavline ma’tûftur, Mana da şöyledir: Ta ki, insanlar adaletle muamele etsinler ve Allah da bilsin "kendisine yardım edeni” yolunda savaşmakla dinine yardım etmekle. Çünkü O indirdiği kitapta bunu emretmiştir. "Allah bilsin” kavlinin manası da birkaç yerde geçmiştir. "Gıyabında” sözü de: Allah’ı ve ahiret hükümlerini görmediği halde, demektir. Ancak çabalayan ve görmediği lıalde Allah’a itâat eden sevap kazanır. |
﴾ 25 ﴿