29Ehl-i kitap Allah’ın lütfundan hiçbir şeye güçlerinin yetmeyeceğini ve lütfün Allah'ın elinde olduğunu; onu dilediğine vereceğini bilsinler. Allah büyük lütuf sahibidir. "Li-ellâ ya’leme": "ha” zaittir, Eetra şöyle demiştir: Araplar başında veya sonunda inkâr bulunan Kelâmın başına dolgu maddesi olarak "lâ” getirir; bu da sonunda inkâr bulunan bir kelâmdır. Mana da: Ehl-i kitabın bilmesi için” demektir. "Ellayakdirune” güçlerinin yetmediğini "Allah’ın lütfundan hiçbir şeye” Mana şöyledir: O, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e iman edenlere iki mükafat verdi ki, iman etmeyenlere Allah’ın lütfundan ne bir mükafat ne de bir nasip olmadığını bilsinler. "Gerçekten lütfün Allah'ın elinde olduğunu, onu dilediğine vereceğini bilsinler” onu da mü’minlere verdi. Bu iki âyette cumhûrun görüşünün özeli budur. Bazıları da şuna kail olmuşlardır: Ehl-i kitaptan Müslüman olanlar hakkında "ondan önce kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler... onlara mükafatları iki kat verilir” (Kasas: 52 - 54) âyetleri inince, mükafatlarının fazla olmasıyla Müslümanlara karşı övündüler, bu da Müslümanlara zor geldi; bunun üzerine de bu iki âyet indi. Bu manayı Ebû Salih, İbn Abbâs’tan rivayet etmiş; Mukâtil de böyle demiştir. Buna göre hitap Müslümanlaradır, Mana da şöyle olur: Size iki mükafat verdi ki, kitap ehli Allah’ın size özel olarak verdiği ve sizi bütün mahlukata üstün kıldığı lütuftan hiçbir şeye güçlerinin yetmediğini bilsinler. Katâde de şöyle demiştir: "Ey iman edenler, Allah’tan korkun ve Resul’üne İman edin...” âyeti inince, ehl-i kitaplar müslümanları kıskandılar; bunun üzerine de Allahü teâlâ: "Ehl-i kitap bilsinler ki,...” âyetini indirdi. |
﴾ 29 ﴿