4

Hendeklerin sahibi gebertildi.

"Hendek sahipleri gebertildi": Yani lânet edildiler, demektir. Uhdud da: Yere kazılan hendeklerdir, çoğulu: Ehadid’dir. Bu kavim yere çukurlar kazdılar, içinde ateş yaktılar ve inkâr etmeyenleri içine attılar.

Âlimler onların kimler oldukları hususunda da altı görüş üzerinde ihtilaf ettiler:

Birincisi: O bir kraldır, onun bir sihirbazı vardı, sihir öğretmesi için ona bir delikanlı gönderdi. Delikanlı bir rahibin yanından geçerdi; ondan hoşlandı ve onun dinine girdi. Kral bunu öğrendi; ona dininden dönmesini emretti. O da: Yapmam, dedi. Kral onu öldürmeye uğraştı; yapamadı; delikanlı: Dediğimi yapmadıkça sen beni öldüremezsin; insanları bir meydanda topla ve beni bir ağaç dalına as; benim ok kılıfımdan bir ok çek: Bismillah! Rabbil ğulam, diyerek at, dedi. Kral da bunu yaptı; delikanlı öldü. Halk: Biz de delikanlının Rabbine iman ettik, dediler. Bunun üzerine hendekler kazıldı; içine ateş dolduruldu, dininden dönmeyeni içine atın, dedi. Öyle yaptılar. Hadis kısaca böyledir. Daha uzunu da vardır, ben de onu

"el - Muğni” ve "el - Hadâik” kitaplarında Suheyb’ten rivayet ederek anlattım.1

1 - bkz. İmam Ahmed, Müsned, 6/17.

İkincisi: Krallardan biri sarhoş oldu, kızkardeşine saldırdı; ayılınca kız kardeşine,

"mahvolduk, bu işin içinden nasıl çıkacağız?” dedi. O da: Memleket halkını topla; onlara Allahü teâlâ'nın kız kardeşlerle nikahlanmayı helâl ettiğini söyle. Bu insanların arasına yayılıp da unuttukları zaman onlara hitap eder ve yasaklarsın, dedi. O da öyle yaptı. Halk bunu kabul etmedi; kral da onları kırbaçladı, sonra da onları kılıçtan geçirdi; yine kabul etmediler. Hendekler kazdırdı, içine ateş doldurdular; bunu kabul etmeyeni içine attı. Bunu da Ali b. Ebû Talib demiştir.

Üçüncüsü: Onlar bir millettir, mü’minleriyle kâfirleri savaştılar; mü’minler galip geldiler. Sonra bunu bozmayacaklarına sözleşme yaptılar. Kâfirler antlaşmayı bozdular, mü’minleri yakaladılar. Mü'minlerden biri ona: Ateş yakın, içine girmelerini isteyin; kim dininize tabi olursa, zaten istediğiniz budur; kim de size tabi olmazsa, onlardan kurtulmuş olursunuz, dedi. Böyle yaptılar; Müslümanlar da ateşe göğüs gerdiler. Bunu da Katâde, demiştir.

Dördüncüsü: Fetret döneminde mü’minler insanlardan ayrıldılar; puta tapan zorbalardan biri onlara haber gönderdi; onlardan dinine girmelerini istedi; onlar da kabul etmediler. Onlar için hendekler kazdı ve onları içine attı. Bunu da Rebi’ b. Enes, demiştir.

Beşincisi: Yûsuf b. Zi Nuvas'ın kavminden bir cemaat İsa göğe kaldırıldıktan sonra ona iman etti, Yûsuf da onlar için hendek kazdı, içini ateşle doldurdular; onların hepsini yaktı. Bunun üzerine Allahü teâlâ:

"Hendek sahipleri gebertildi” âyetlerini indirdi. Onlar da Yasuf b. Zi Nuvas ve adamlarıdır. Bunu da Mukâtil, demiştir.

Altıncısı: Onlar putperest bir kavim idiler, yanlarında da imanlarını gizleyen bir kavim vardı, onları öğrendiler, onlar için hendekler kazdılar, onları içine attılar. Bunu da Zeccâc nakletmiştir.

Yakılan kimseler hakkında da beş görüş halinde ihtilaf etmişlerdir:

Birincisi:'Onlar Habeşistan’dan idiler, bunu da Hazret-i Ali kerremallahu veçhe demiştir.

İkincisi: İsrâil oğul kırından dır, bunu da İbn Abbâs, demiştir.

Üçüncüsü: Yemen halkındandır, bunu da Hasen, demiştir.

Dahhâk da şöyle demiştir: Onlar Yemen Hıristiyanlarındandır, bu da Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem gönderilmeden kırk yıl önce idi.

Dördüncüsü: Necran halkındandır, bunu da Mücâhid, demiştir.

Beşincisi: Nabat halkındandır, bunu da İkrime, demiştir.

Sayılarında da üç görüş vardır:

Birincisi: On iki bindir, bunu da Vehb, demiştir.

İkincisi: Yetmiş bindir, bunu da İbn Saib, demiştir.

Üçüncüsü: Seksen erkek, dokuz kadındır, bunu da Mukâtil, demiştir.

4 ﴿