34"Ancak, siz kendilerini ele geçirmeden önce, tevbe edenler müstesna. Bilin ki Allah gafur ve rahimdir". Şafiî (r.h) şöyle demiştir: "Allah muhariplere (yol kesicilere) uygulanması gereken cezaları iyice anlatınca, bunlardan, yakalanmazdan önce tevbe edenleri müstesna tutmuştur. Bu husustaki kaide şudur: Allah'ın hukuku (hakları) ile ilgili hükümler, tevbeden sonra düşer. Ama insanların hakları ile ilgili hükümler düşmez. Binâenaleyh yol kesenler, eğer bir kimseyi öldürmüş olur, yakalanmadan önce tevbe ederlerse, öldürülenin yakınları o kimsenin kısas edilmesini isteyebilir veya onu affedebilirler. Bu yol kesenden, tevbesi sebebi ile, sadece devlet reisi tarafından öldürülme hususu sakıt olur. Eğer bu yol kesen, bir insanın malını almış ise, o malı geri vermesi gerekir, eli-ayağı kesilmez. Ama ele geçirildikten sonra tevbe ederlerse, âyetin zahirine göre bu tevbe onlara fayda vermez, gereken ceza onlara uygulanır." Şafiî (r.h) şöyle de demiştir: "O kimsenin, tevbesi sebebi ile Allah'a ait olan her türlü ceza düşebilir. Çünkü Mâiz (radıyallahü anh) recmedileceği zaman, açıkça tevbe etmiştir. Sahabe Mâiz (radıyallahü anh)'i recmedince, onun tevbesini Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e haber verdiler. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), "Keşke onu bıraksaydınız" veya bu mânada başka bir söz söyledi. İşte bu da tevbenin, insandan, Allah'ın hakları ile ilgili herşeyi düşürdüğüne delâlet eder. Allah'a Vesile Arayıp Cihad Etme |
﴾ 34 ﴿