90"Ey İman edenler, içki, kumar, (tapmaya mahsus) dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer pisliktir. Onun için bundan kaçının ki kurtuluşa eresiniz". Bil ki bu, burada zikredilen hükümlerin üçüncü çeşididir. Bu âyetin, kendinden önceki ifâdelerle münasebeti şu şekildedir: Allah daha önce, "Ey iman edenler, Allah'ın size helâl kıldığı o en temiz ve güzel şeyleri (kendinize) haram kılmayın. Haddi aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez. Allah'ın size rızık olmak üzere verdiği şeylerden helâl ve tertemiz olarak yeyin" (Mâide, 87-88) buyurmuştur. Daha sonra, nefse hoş gelen şeylerden birisi de içki ve kumar olunca, pek yerinde olarak bu ikisinin, helal olanlar sınıfından olmayıp, aksine haram kılınmış şeyler cümlesinden olduklarını beyan etmiştir. Bil ki biz, Bakara sûresinde hamr ve meysir kelimelerinin ne demek olduğunu anlatmıştık. Bu sûrenin başında "dikili taşlar üzerinde boğazlanan (hayvanlar), fal oklanyla kısmet aramanız..." (Mâide. 3) âyetini tefsir ederken ensâb ve ezlâm kelimelerinin ne demek olduklarını da zikretmiştik. Binâenaleyh, meseleye iyice vâkıf olmak isteyen herkes buralara müracaat edebilir. Hamr kelimesinin neden iştikak ettiği hususunda şu iki açıklama yapılmıştır: a) İçki, aklı bürüyüp, ona karışarak onu örtüp gizlediği için hamr adını almıştır. b) İbnu'l-A'râbî, bu tabirin "kokusu değişti" anlamını ifâde eden "Terkedildi de, böylece de kokusu değişti" deyiminden alındığını söylemiştir. Meysir kelimesi, "Arapların, kesilecek develer hakkında oynamış oldukları kumarları idi. Ansab kelimesi, onların dikip de ibâdet ettikleri ilâhlarıdır. Ezlam kelimesi ise, üzerinde "hayır" ve "şer" kelimelerinin yazılı olduğu fal oklarıdır. Bil ki Allahü teâlâ bu dört kısmı şu iki sıfatla nitelemiştir: a) Rics (pislik, murdar) ifadesiyle. Arapça'da rics kelimesi, pis ve çirkin sayılan amellere verilen isimdir. Nitekim bir kimse bir kötü iş yaptığında, denilir. Bu kelimenin aslı, râ harfinin fethasıyla olan recs kelimesindendir ki, bu da "şiddetli ses" anlamına gelir. Nitekim, gök gürültüsünün sesi çok şiddetli olduğu zaman, denilir. Binâenaleyh rics çirkinlikte doruk noktaya ulaşmış ve derecesi çok kuvvetli olan "amel" anlamına gelmiş olur. b) "şeytanın amelinden" sıfatı. Bu da onun, bir rics (pislik) olmasını tamamlamaktadır. Çünkü şeytan, kâfir olduğu için necıs ve pistir; kâfir de necistir. Zira Allah "Müşrikler ancak bir necistir " (Tevbe, 28) buyurmuştur. Pis olan, ancak pis olan şeylere davet eder. Çünkü Cenâb-ı Hak, "Kötüler (kadınlar veya sözler) kötüleredir" (Nur, 26) buyurmuştur. Yine, şeytana izafe edilen her şeyin bu izafe edilişi, o şeyin çok aşırı derecede çirkin olduğuna delâlet eder. Nitekim Allah, "Bunun üzerine (Musa) onu bir yumruk vurup öldürdü. "Bu, dedi, şeytanın İşindendir" (Kasas, 15) buyurmuştur. Daha sonra Cenâb-ı Hak bu dört şeyi, belirttiğimiz bu iki sıfat ile vasfedince, "ondan kaçının" buyurmuştur. Yani, "...ondan uzak olunuz, bir taraf olunuz" demektir. Hak teâlâ'nın emrindeki hâ zamirinin, neye râci olduğu hususunda da şu iki izah yapılmıştır: a) Bu rics (pislik, murdar) kelimesine râcidir. Bu kelime de, zikredilen dört şeye şamildir. Binâenaleyh, "kaçının" emir, hepsini kapsamış olur. b) Bu zamir, mahzûf bir muzâfa râcidir. Buna göre sanki, "içki ve kumarın durumu veya bunların alınıp kullanılmaları veyahut da buna benzer haller ancak..." denilmek istenmiştir. Bundan dolayı da Allah "şeytanın amelinden birer pisliktir" buyurmuştur. İçkinin Kin ve Düşmanlık Doğurması |
﴾ 90 ﴿