92"Allah ve Resulüne itaat edin ve sakının. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki peygamberimize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir". Cenâb-ı Hakk'ın "Allah ve Resûlüne itaat edin ve sakının" buyruğunun zahirinden murad şudur: "Daha önce zikredilmiş olan içki ve kumardan uzaklaşmaya dair Allah'ın ve Peygamberin emirleri hususunda, Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin ve bu mükellefiyetler konusunda, Allah'a ve Resûlü'ne muhalefet etmekten sakınınız." h) Allah'ın şu buyruğu: "Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki peygamberimize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir." Bu cümle o mükellefiyetler hususunda muhalefet eden ve bunlar hususunda Allah'ın hükmü ile beyânından yüz çeviren kimseler hakkında gelen, büyük bir ilâhî tehdid ve ikâzdır. Yani, "Eğer sizler yüzçevirirseniz, biliniz ki aleyhinize delil kâim olmuştur. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ise, tebliğ etmek, mazeret kapılarını kapatmak ve uyarılarda bulunmak mes'ûliyyetinden kurtulmuştur. Bu mükellefiyetlere muhalefet edip, emirlerden yüz çeviren kimseye verilecek cezaya gelince, bu Allah'a kalmıştır" demektir. Şüphe yok ki bu, son derece şiddetti bir tehdiddir Böylece bu sekiz sebepten herbiri, içkinin haram kılınması hususunda pek kesin bir delil ve apaçık bir bürhân olmuştur. Bil ki insaflı olan ve yanlış yolda gitmeyi bırakan, bu âyet-i kerimenin, sarhoşluk veren herşeyin haram olduğu hususunda açık bir nass olduğunu bilir. Çünkü Cenâb-ı Hak, "Şeytan, içkide ve kumarda, ancak aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister" (Maide, 91) buyurduktan sonra, "Artık siz vazgeçtiniz değil mi?" buyurmuştur. Böylece o, içki içmekten nehyetme hususunu, içkinin bu kötülüklere sebep oluşuna bağlamıştır. Aklın bedaheti ile malumdur ki, bu kötülükler, içkinin sarhoşluk vermesinden doğmuştur. Bu durum da, kesin olarak Cenâb-ı Hakk'ın, "Artık siz vazgeçtiniz değil mi?" sözünün illetinin, içkinin sarhoşluk vermede müessir oluşu olduğunu gösterir. Bu sabit olunca, sarhoşluk veren her şeyin kesin haram olduğunu söylemek gerekir. İşte her kimin aklı, bu izahları iyice anladığı halde yine de kendi iddiasında ısrar ederse, artık onun inadının devası ve ilacı yoktur. Allah en iyi bilendir. |
﴾ 92 ﴿