49

"O zaman münafıklarla kalblerinde hastalık bulunanlar: "Bunları, dinleri aldattı" diyordu. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah aziz ve hakimdir".

Bu ayetle ilgili birkaç mesele bulunmaktadır:

Birinci Mesele

Ayetteki iz yekûlü ifadesinin başına atıf vâvı gelmediği halde, önceki ayetteki (......) ifâdesinin başına gelmiştir. Çünkü ayetteki, "O zaman şeytan (...) süsledi" sözü, bu tezyin (süslü gösterme) işini, müşriklerin durumlarına, çalım satarak ve insanlara gösteriş yaparak çıkmalarına bağlamıştır. Bu ayette ise, iz yekûlü ifadesinde, bunu daha önceki bir söze atfetmek söz konusu değildir. Aksine bu bir başlangıç cümlesi olup öncesi ile bir irtibatı yoktur. Buradaki iz edatının âmili ile ilgili iki izah vardır,

a) Kelamın takdiri, "münafıklar... dedikleri zaman, Allah şedidü'l-ikâbdır" şeklindedir:

b) İfade, "Münafıkların... dedikleri zamanı hatırlayınız" manasındadır.

Münafıkların "Müminleri Dinleri Aldattı" Demeleri

Burada bahsedilen münafıklar, Evs ve Hazreç kabilelerinden bir kısım insandır "Kalblerinde hastalık bulunanlar" ise müslüman olmuş ama müslümanlıklan henüz kalblerinde kökleşmemiş, ve henüz hicret etmemiş olan bir grup Kureyşlidir. Sonra Kureyşliler, Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) ile savaşa çıkınca bunlar şöyle demişlerdir: "Biz de kavmimizle beraber çıkarız. Eğer Muhammed'in ordusu sayıca çok ise ona katılırız; yok az ise, kavmimizle birlikte dururuz." Muhammed b. İshak şöyle demiştir: "Bunların hepsi Bedir Günü, müşriklerin içinde öldürüldüler."

Ayetteki "Bunlan, dinleri aldattı" ifadesi ile ilgili olarak İbn Abbas şöyle demiştir: "Bu, "Muhammed, bin kişiye karşı savaşmak üzere, üçyüzonüç kişi ile çıkmış. Bu ancak, onların dinlerine fazlaca güvenmelerinden dolayıdır" demiştir." Yine bu ifadeden maksadın, "Bu kimseler (müslümanlar), Ölümden sonra tekrar diriltilmeyi ve bu öldürülmeden ötürü mükâfaata ermeyi umarak, ölümlerine koşuyorlar" manası olduğu da söylenmiştir.

Cenâb-ı Hak daha sonra "Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah aziz ve hakimdir" buyurmuştur. Bu, "Kim işini Allah'a havale eder, O'nun lütfuna güvenir ve ihsanına dayanırsa, şüphe yok ki o kimsenin koruyucusu ve yardımcısı Allah'dır. Çünkü Allah, azîzdir, O'nu hiç birşey mağlup edemez. O hakîmdir, düşmanlarına azab verir, dostlarına ise rahmet ve sevab ulaştırır" demektir.

Melaikenin Kâfirlerin Canlarını Alması

49 ﴿