26

"Andolsun ki biz, Nuh'u kavmine peygamber olarak gönderdik. O şöyle demişti: "Şüphesiz ki ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Hakikat, ben sizin başınıza acıklı bir günün azabının gelmesinden endişe ediyorum".

Bil ki Allahü teâlâ bu kıssaya Yûnus Sûresi'nde başlamış, içinde bulunan güzel hikmetler ve ilave bilgilerden ötürü, onu bu sûrede de tekrar etmiştir. Bu ayetle ilgili iki mesele .vardır:

İbn Kesir, Ebu Amr ve Kisâî, hemzenin fethası ile ennî şeklinde okumuşlardır ki, bunun takdiri, şeklindedir. Bunun manası, "Biz Nuh'u, bu söz ile gönderdik" demektir. O söz de ayetteki, "Şüphesiz ki ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım" ifadesidir. Bunun başına harf-i cerr olan bâ bitişince, tıpkı den sonra geldiğinde fethalandığı gibi, en edatı, fethalı olarak ennî şeklinde okunmuştur. Diğer kıraat imamları ise, bunu, takdirinde olmak üzere, kesre ile okumuşlardır.

İkinci Mesele

Bazıları şöyle demişlerdir: "Peygamberin "nezir" olması, isyankâr kimseleri ilahi ikâb ile tehdid etmesi; "mübîn" olması ise, Allah'ın itaatkârlar için hazırladığı mükâfatları açıklamasıdır." Evlâ olan bunun manasının şu şekilde olmasıdır: "O, âsîleri ikabtan korkutucudur ve mübîndir, yani bu korkutmayı (uyarmayı) en güçlü, en mükemmel ve en açık bir yol ile yapmıştır." Cenâb-ı Hak daha sonra, bu inzârın ancak Allah'tan başkasına ibadetten alıkoyma ve Allah'a ibâdeti emretme hususunda olduğunu beyan buyurmuştur. Çünkü ayetteki, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyin" ifadesi, nefiyden yapılan istisnadır. Bu da, müstesnadan başkasının nefyini gerektirir.

Bil ki bu ayetin takdiri, Cenâb-ı Hakk'ın sanki şöyle demesidir: "Biz Nuh'u kavmine bu sözle, yani "şüphesiz ki ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım" sözü ile gönderdik."

Allahü teâlâ daha sonra "Allah'tan başkasına ibadet etmeyin" buyurmuştur. Binâenaleyh bu ifâde, ayetteki, "Şüphesiz ki ben sizin için apaçık bir nezirim" ifadesinden bedeldir. Sonra da Cenâb-ı Hak bu ifâdeyi, "Hakikat, ben sizin başınıza acıklı bir günün azabının gelmesinden endişe ediyorum" ifadesiyle te'kid etmiştir. O büyük acı, o günde gerçekleşeceği için, bu acı, o güne izafe edilmiştir. Bu, Araplanrv "Gündüzün oruç, gecen namaz" sözü gibidir.

Müşriklerin Hazret-i Nuh'u Red Bahaneleri

26 ﴿