37"Bizim nezâretimiz ve vahyimiz ile gemi yap. Zulmedenler hakkında bana birşey söyleme. Çünkü onlar suda boğulmuşlardır". Bil kî, Cenâb-ı Hakk'ın, bir önceki ayetteki, "kavminden gerçek iman etmiş olanlardan başkası asla iman etmeyecektir " beyanı, O'nun, onları helak edeceğini, azaba duçar kılacağını Nûh (aleyhisselâm)'a bildirmiş olduğunu gösterir. Ama bu, aynı zamanda, Allah'ın onlara çeşitli azabla azab edeceğine ihtimali olan bir ifadedir de. Böylece Allahü teâlâ, Hazret-i Nûh (aleyhisselâm)'a, kendisine iman etmeyenlere, boğma azabı ile azab edeceğini bildirmiştir. Boğulmaktan kurtulmanın yolu gemi yapmak olunca, pek yerinde olarak Cenâb-ı Allah da Nûh (aleyhisselâm)'a gemi yapıp onu hazırlamasını emretmiştir. Bunun üzerine Allahü teâlâ, Hazret-i Nûh'a bu gemiyi kuşların göğüs kafesi biçiminde yapmasını emretmiştir. Buna göre şayet, "Cenâb-ı Hakk'ın, "gemi yap" emrinin vücub mu, yoksa ibâha ifade eden bir emir mi olduğu" sorulursa, biz deriz ki: Daha zahir olanı, bunun vücub ifâde eden bir emir olmasıdır; zira Hazret-i Nuh'un hem kendi canını, hem de başkalarının canını bu helâktan korumasının yolu, ancak budur. Canı, helak olmaktan korumak ise, vâcibtir. Vacibi gerçekleştirmeye vesile olan şey de vâcibtir. Bu emrin, vücub ifade eden bir emir olmayıp, aksine ibâha ifade eden bir emir olması da muhtemeldir. Bu durumda bu, insanın, oturup içinde ikâmet edebilmesi gayesiyle kendisine bir ev, bir yurt edinmesi gibidir. Allah Hakkında "A'yün" Nasıl Anlaşılmalı? Cenâb-ı Hakk'ın, buyurmasına gelince, bu ifâdeyi şu sebeplerden dolayı zahirî manasına hamletmek mümkün değildir: a) Bu ifade, Allahü teâlâ'nın pekçok gözü olmasını iktiza eder ki, bu durumda bu, buyruğunun zahirine ters düşer. b) Bu ifade, Nûh (aleyhisselâm)'un, o gemiyi o gözler sayesinde yapmış olmasını iktiza eder. Bu da, "bıçak ile kestim", "kalem ile yazdım" denilmesi gibi olur. Halbuki, "o gözler ile yaptım" denilmesi bâtıl ve yanlıştır. c) Allahü teâlâ'nın uzuvlardan, organlardan, kısım ve parçalardan münezzeh olduğu kesin olan aklî delillerle sabittir. Öyleyse işte bütün bunlardan dolayı bu lafzı tevil etmek gerekir. Bu tevîl de birkaç yönden yapılabilir: 1) Bu tabirin manası, "Hazret-i Nûh'a , geminin nasıl yapılacağını öğreten meleğin gözetimi ile... yap..." şeklindedir. Bu tıpkı, "falan kişi, falan üzerinde ayın (göz)dür; onun hallerini araştırmak ve gözünü ondan Kıç ayırmamak üzere görevlendirilmiştir" denilmesi kabilindendir. (Yani göz mecazi olarak "nezaretçi" manasında kullanılmıştır.) 2) Bir kimse bir şeye çok itinâ gösterirse, gözünü onun üzerine diker. Binâenaleyh, gözü bir şeye dikmek, o şeye çok ihtiyat ve itina götürmenin bir sebebi olunca, bu ifâdedeki "ayn" ifâdesi, ihtiyat ve itinâdan bir kir olmuş olur. İşte bundan dolayı müfessirfer, bunun manasının, "Bizim, seni tıpkı, görüp ve seni kötülükleri def edebilen kimsenin koruması tarzında olan bir korumayla gemiyi yap!" şeklinde olduğunu söylemişlerdir. Netice olarak denilebilir ki: Hazret-i Nûh (aleyhisselâm)'un gemiyi yapmaya yönelmesi şu iki şeye bağlanmıştır: a) Düşmanlarının, onun o işine mâni olamayışları. b) Onun, geminin nasıl yapılacağını ve kötülüğü ve şerri kendisinden nasıl giderebileceğini bilmesi. Cenâb-ı Hakk'ın "vahyimiz ile" tabiri, Allahü teâlâ'nın nasıl yapacağını vahyettiğine bir işarettir. Böyle olması halindedir ki, ancak bundan bir netice elde edilebilir. Cenâb-ı Hakk'ın "Zulmedenler hakkında bana hiçbir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır" buyruğuna gelince, bu hususta şu izahlar yapılabilir: a) Bu, "Benden, onlardan azabımı geciktirmemi isteme, zira ben, onlar hakkında hûkmümü verdim..." demektir. Nûh (aleyhisselâm) bunu anlayınca, işte bundan sonra kavmine beddua ederek, "Ya Rabbi, yeryüzünde kâfirlerden yurt tutan hiçbir kimse bırakma!.." (Nûh, 26) demiştir. b) Bunun manası, "O cezaların o zulmedenlere hemen verilmesi hususunda bana da şey söyleme; zira ben, o azabı belirli bir zamanda indirmeyi hükmedince, onu hemencecik indirmek imkânsız olur" şeklindedir. c) Ayetteki "zulmedenler" ifadesiyle kastolunanlar, onun karısıyla oğlu Ken'ân'dır. Hazret-i Nûh Gemi Yapıvor |
﴾ 37 ﴿