<

63

'Salih dedi ki: "Ey kavmim, ya ben Rabbimden apaçık bir delil üzerinde isem ve O, kendinden bana bir rahmet vermişse? Ne dersiniz? O halde Allah'dan, eğer O'na isyan edersem, beni kim koruyabilir? Demek, siz beni ziyana ofratmaktan, bunu bana karşı arttırmaktan başka bir şey yapmayacaksınız...".

Bil ki Salih (aleyhisselâm)'in "ya ben apaçık bir mucize üzerinde isem..." cümlesi, şek ifâde eden in harfiyle kurulan bir cümledir. Halbuki o, peygamberliği Hususunda tam bir yakînî inanç üzerinde bulunuyordu. Ancak ne var ki, muhalif kimselere bu şekilde söz söylemek, sözün kabul edilmesini daha iyi temin edebilir. Buna göre o sanki şöyle demek istemiştir: "Benim, Rabbimden olan bir delil üzere olduğumu ve nebî olduğumu farzediniz. Ve düşününüz ki, şayet ben size tâbi olur ve emirleri hususunda Rabbime isyan edersem, beni Allah'ın azabından kim koruyabilir? Şu halde, böyle yaparsam, siz benim ziyanımı artırmaktan başka bir şey yapmış olmazsınız..." Buradaki tahsîr (ziyan vermek) kelimesinin izahı hususunda şu iki açıklama yapılmıştır:

a) Bu kelimenin manası, "Böyle olması halinde siz benim amellerimi noksanlaştırmış ve onları iptal etmiş olursunuz..." şeklindedir.

b) Takdirin şu şekilde olması: "Siz, bana söyledikleriniz ve beni sevkettiğiniz cihet ile, benim sizi hüsrana nisbet etmemden ve size, "siz, hüsrana düşmüş kimselersiniz" cememden başka, benim bir şeyimi artırmazsınız..." Birinci görüş, doğruya daha yakındır. Çünkü Salih (aleyhisselâm)'in "eğer O'na isyan edersem, beni Allah'ın azabından kim koruyabilir?" şeklindeki sözü, şayet, beni kendisine davet ettiğiniz küfür nususunda size tâbi olacak olursam, o zaman ben ancak dindeki hüsranımı arttırmış ve böylece de hüsrana düşen ve helak olan kimselerden olmuş olurum..." şeklindeki bir manaya delâlet eder gibidir.

Mu'cize Olarak Verilen Deveyi Kesmeleri

63 ﴿