31"Evlâtlarınızı fakirlik korkusuyla öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Doğrusu, onları öldürmek büyük bir suçtur". Bu, bu ayetlerde bahsedilen beşinci nevi itaattir. Ayetle ilgili birkaç mesele vardır: Ayetin Makabli ile Münasebeti Bu ayetin, daha önceki kısımla münasebeti hususunda şu izahlar yapılmıştır: 1) Allahü teâlâ, "Şüphesiz ki Rabbin, kimi dilerse rızkını genişletir, daraltır" buyurarak, kullarının rızıklarını tekeffül edenin kendisi olduğunu beyân edince, bunun peşinden, "Evlâtlarınızı fakirlik korkusuyla öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız" buyurmuştur. 2) Allahü teâlâ önceki âyetlerinde, ana-babaya nasıl itaat edilmesi gerektiğini öğretince, bu ayette de çocuklara nasıl iyilik yapılması gerektiğini öğretmiştir. İşte bundan dolayı bazı kimseler şöyle demişlerdir: "Ebrâr" vasfını alanlar, bu ismi, oabalarına ve çocuklarına iyilikte bulunup iyi davrandıkları için almışlardır. Babalara, atalara iyilik yapmak, onlardan, çoluk-çocuklarına karşı sudur eden muhtelif iyilikleri sebebiyle vacib olmuştur. Çocuklara iyilik de, onlar son derece zayıf, güçsüz ve ana-babalarından başka kefilleri, bakıp gözetenleri olmadığı için, vâcib olmuştur. 3) Çocukların, atalarına, babalarına iyilik etmekten kaçınmaları, âlemin harâb olması neticesini doğurur. Çünkü atalar, babalar, bunun böyle olduğunu bildiklerinde, onların, çocuklarını terbiye etme hususundaki istekleri azalır ve törpülenir. Böylece de, zikrettiğimiz sebepler yüzünden, âlemin harâb olması gerekir. Bu sebeple, âlemin mamur olmasının, ancak her iki taraftan da, atalar ve çocuklar arasında karşılıklı bir iyilik tahakkuk ettiği zaman mümkün olacağı anlaşılır. 4) Çocukları öldürmek, eğer fakirlik endişesiyle olursa, bu Allah hakkında bir sû-i zan olmuş olur. Yok eğer, kız çocuklarına duyulan kıskançlık sebebiyle olursa, bu da, âlemin harâb edilmesine çaba sarfetmek anlamına gelir. Birincisi, Allah'ın İşine saygı duymamak olur. İkincisi de, mahlûkata karşı şefkat duymama olmuş olur ki, her ikisi de mezmûmdur. Allah en iyi bilendir. 5) Çocukların yakınlığı, parça, cüz olma yakınlığı olup, bu da sevgiyi gerektiren en büyük sebeplerden olur. Binâenaleyh, böyle bir muhabbet bulunmuyorsa bu, ruhun alabildiğine katı; kalbin de alabildiğine kararmış olduğuna delâlet eder ki, bu her iki durum da kötü huyların en ileri derecesinde yer alan hususlardandır. Binâenaleyh, Allahü teâlâ, bu kötü hasleti izâle etmek için, çoluk-çocuğa iyilikte bulunmaya teşvik etmiştir. Kızların Öldürülmesi Araplar, kızlarını, çalışıp para kazanmaktan aciz oldukları için öldürüyorlardı. Halbuki oğulları, yağma ve baskın yapmalarından ötürü mal temin edebiliyorlardı. O kız çocuklarının fakir olmasının, onun küfüvlerinin (dengi olan erkeklerin) kendisine rağbet etmekten alıkoymasından,böylece de babaların onlar, denkler, olmayan kimselerle evlendirme mecburiyetinde kalmalarından; bunda ise çok buyuk b.r âr ve utancın bulunmasından dolay, korkuya kapılıyorlardı. İşte bundan dolayı Cenâb-ı Hak, "Evlatlarınızı (...) Öldürmeyin"buyurmuştur ki bu, hem erkekleri hem de dişileri kapsayan genel bir hitaptır. O halde bu, "rahmeti ve şefkati iktizâ eden şey, onun çocuk olmasıdır. Çocuk olmak vasfı ise, erkekler ve dişiler arasında müşterek bir vasıftır. Kızlar hakkında endişe edilen fakirlik hususunun, küçükken hem çalışamayan büyük erkek çocukları hakkında da düşünülmesi gerekir. Daha sonra Cenâb-ı Hak, "Onları da sizi de biz rızıklandırırız" buyurmuştur. Yani, "Rızıklar, Allah'ın elindedir. Allahü teâlâ nasıl erkeklere rızık kapılarını açıyorsa; aynen bunun gibi, kadınlara da rızık kapılarını açar" demektir. Üçüncü Mesele Cumhur, bu kelimeyi (......) şeklinde okumuştur. Yani, "Büyük bir günah" demektir. Tıpkı, "Esime-ye'semu-ismen" (günah işlemek) denildiği gibi, "Hatie-yahta'u-hrt'en" de denilir. Ayet-i kerimede "günahkârlar" anlamında, (Yusûf, 97) buyurulmuştur. İbn Âmir de, fetha ile (......) şeklinde okumuştur. Nitekim bir kimse, uygun olmayan bir şeyi kasdı olmaksızın, hatâen yaptığında, "Ahta'e-yuhtıu-ihtaen ve hataen" denilir. Buna göre "hatâen" kelimesi, hatâ'nın ismi olmuş olur. Bu kıraate göre ayetin manası, "Onların onu öldürmeleri doğru değildir" şeklinde olur. Kaffâl (r.h) şöyle der: "İbn Kesir, bu kelimeyi, hâ'nın kesresi ve med ile, (hıtâen) şeklinde okumuştur ki, belki de bu iki okuyuş, tıpkı "Def'un-difâun"(......) (savunma, def etme) ve "Lebsun-libâsun" (giyinmek, bürünmek) kelimeleri gibi iki kullanılıştır. Zina Kötü Yoldur |
﴾ 31 ﴿