35

"Ölçtüğünüz zaman tam olarak ölçek tutunuz. Tarttığınız da adaletli ve doğru tartın. Bu daha hayırlıdır. İstenen mananın en güzeli de budur"

Bu ayetlerde bahsedilen emirlerden İkincisi de, "Ölçtüğünüz vakit ölçeği tam yapın" emridir. Bundan maksad, ölçerken eksiksiz ölçmektir. Cenâb-ı Allah, eksik tartıp ölçenler hakkındaki şiddetli va'îdlerini, "Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline. Ki onlar insanlardan ölçekle aldıkları zaman, tastamam alırlar, onlara ölçekle yahut tartı ile verdiklerinde ise eksik verirler" (Tatfif, 1-3) ayetlerinde beyan buyurmuştur.

Bu ayetlerde zikredilen emirlerden üçüncüsü "Doğru terazi ile tartın" emri-ilahisidir. Binâenaleyh geçen ifade ölçüyü tam yapma, bu ifade de, tartıyı tam ve eksiksiz yapma hakkındadır. Bunun bir benzeri de, "Tartıda haksızlık etmeyin ve teraziyi adaletle doğrultun, eksik tartmayın "(Rahman,8-9) ve "ölçüde ve tartıda adaleti yerine getirin. İnsanların mallarını (haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde fesadçılar olarak fenalık yapmayın" (hûd, 85) ayetleridir.

Bil ki eksik tartmak ve noksan ölçmeden dolayı olan farklılık çok azdır. Halbuki buna mukabil olan ilahî tehdid, çok sert ve şiddetlidir. Binâenaleyh insanın bundan çok sakınması gerekir. Bu husustaki ilahî va'id ve tehdid büyüktür. Çünkü bütün insanlar, çeşitli muamelelere ve alış-verişte bulunmaya muhtaçtırlar. Bazan insan, malını koruma hususunda gafil olur. Binâenaleyh Şârî Teâlâ Hazretleri, malları sahiplerinde bırakmaya gayret göstermek ve o önemsiz miktarı çalmak suretiyle insanın hırsızlığa bulaşmasını engellemek için, eksik ölçüp noksan tartmayı alabildiğine menetmiştir. "Kıstas", terazi manasındadır. Fakat örten bu, teraziden büyük olur. İşte bundan ötürü, halkın dilinde bu; "kantar" diye bilinir. "Kıstas" kelimesinin, Rumca veya Süryanice olduğu ileri sürülmüştür. Ama doğru olan, bunun Arapça olup, istikamet ve itidal manasına gelen, "kist" masdarından müştak olmasıdır. Velhasıl bunun manası, "iki taraftan birisine meyletmeyen, tam ortada (dengede) duran" demektir. Alimler bu kelimenin, kâfin kesresiyle de zammesiyle de kullanılabileceğinde ittifak etmişlerdir. Hamza, Kisâi ve Âsım'ın râvisi Hafs, bunu "Kıstas" şeklinde okurlarken, diğer kıraat imamları, "Kustâs" şeklinde okumuşlardır.

Daha sonra Cenâb-ı Hak, zalike hayr "Bu daha hayırlıdır" yani, "tam ölçüp tartmak, insanın, sayesinde dünyada kötü nâm ile anılmaktan, âhirette de şiddetli cezadan kurtulacağı için, eksik ölçüp tartmaktan daha hayırlıdır. "Akıbet itibarıyla daha da güzeldir" buyurmuştur. Te'vil, işin kendisine varıp dayandığı şey demektir. Nitekim Cenâb-ı Hak başka ayetlerinde de, "Akıbetçe hayırlıdır" (Meryem, 76) "Netice itibarıyla daha hayırlıdır" (Kehf, 44) ve "Sonuç itibariyle de daha hayırlıdır" (Kehf. 46) buyurmuştur. Hak teâlâ bunun neticesinin, neticelerin en güzeli olduğunu bildirmiştir. Çünkü o dünyada, eksik ölçüp tartmaktan sakınmakla meşhur olduğunda, bütün insanlar ona güvenir ve kısa zamanda zengin olur. Biz nice fakirler gördük ki, insanlar yanında güvenilir ve hıyanetten sakınır olmakla meşhur oldukları için, kalbler onlara yönelmiş ve kısa zamanda zengin olmuşlardır. Ahirette ise o, büyük bir mükâfaat elde edecek ve elem verici bir azabtan kurtulacaktır.

İlme Dayanmanın Önemi

35 ﴿