22

Dördüncü Çeşit: Canlıların halleriyle istidlal olup, şu ayetin ifade ettiği husustur: "Davarlarda da sizin için elbette bir ibret vardır. Karınlarının içinde bulunanlardan size içiririz. Onlarda size daha bir çok faideler vardır. Onlardan yersinizde. Hem onların, hem de gemilerin üstüne binersiniz".

Bil ki Allahü teâlâ davarlardaki, ibret noktalarından kısaca bahsetmiş. Sonra bunun peşinden şu dört detayı getirmiştir.

a) Ayetteki "Karınlarının içinde bulunanlardan size içiririz" ifadesinin anlattığı husus.. Bununla, o hayvanların sütlerinden elde edilen, türlü türlü istifâdeler kastedilmiştir. Bundan ibret alınacak şey şudur: O sütler, davarların memelerinde birikiyor ve hayvanın işkembesindeki yiyecekler ile kanı arasından Allah'ın izniyle süzülüp çıkıyor ve insanın iştahını çeken bir temizlik, renk ve tada bürünüp, bir güzel gıda oluyor. Dolayısıyla kim, bununla Allah'ın kudret ve hikmetine istidlalde bulunursa, bu husus dinî nimetlerden sayılmış olur. Kim de bunlardan istifade ederse, bu da dünyevî nimetlerden olur. Binâenaleyh davarın karnından süzülüp memesinde biriken sütü, güzel bir içecek olarak olarak görürsün. Fakat onu kestiğinde, içinde bir süt emaresi göremezsin. Bu da, Allah'ın kudretinin büyüklüğüne delâlet eder. Keşşaf Sahibi: şöyle der; "Bu ifade, "davarlar, sizi suluyor" manasında, meftun tâ ile (......) şeklinde okunmuştur."

b) Ayetteki "Onlarda size daha bir çok faideler vardır" ifadesinin anlattığı husustur. Bu da, onları satmak, ve paralarından ve benzeri şeylerinden faydalanma ile olur.

c) Ayetteki "Onlardan yersiniz..." ifadesinin anlattığı husus... Yani, "canlı iken onlardan istifâde ettiğiniz gibi, kestikten sonra da etinden yiyerek onlardan istifâde edersiniz.

d) Ayetteki "Hem onların hem de gemilerin üstüne binersiniz" ifadesinin anlattığı husus... Bu böyledir, zira kara taşımacılığında develerden yapılan istifade, tıpkı denizde gemilerden elde edilen istifade gibidir. İşte bundan ötürü, hem buna şükredilsin, hem de bundan delil çıkarılsın diye, Allahü teâlâ bu ikisini, nimet olarak birlikle zikretmiştir.

Nuh (aleyhisselâm)'ın Kıssası

Bil ki Hak Subhânehû ve Teâlâ, birliğinin delillerini beyân edince, peşisıra, başka sürelerde de âdeti olduğu gibi, birtakım kıssalar getirmiştir. Bu kıssalar şunlardır.

Birinci Kıssa,Hazret-i Nûh (aleyhisselâm)'un Kıssasıdır.

22 ﴿