42"Bu suretle belli bir günün belli bir vaktinde bütün sihirbazlar bir araya getirildi ve insanlara, "Haydi siz de gelip toplanıyor musunuz?" denildi. "Umarız ki eğer onlar galip gelirlerse, o sihirbazlara uyarız" dediler. Sihirbazlar gelince, Firavun'a: "Eğer üstün gelirsek, bizim için mükafaat var mı?" dediler. Firavun, "Evet, hem de o zaman siz, hiç şüphesiz benim en yakınlarımdan olacaksınız". Burada iki mesele vardır: Ayette geçen, "malûm gün" ifadesiyle, "zînet günü"; "mîkat" sözüyle de, kuşluk vakti kastedilmiştir. Çünkü bu, Hazret-i Musa (aleyhisselâm)'ın, "(Musa) da, "Sizinle karşılaşma zamanımız, dedi zinetgünü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir dedi" şeklindeki ifadesinde, onlar için tayin ettiği zinet günüdür. Mîkat ise, ister zamana isterse mekâna ait olsun, tayin edilen zaman ve tayin edilen yer demektir. "İhrama girilecek yerler" ifadesi de bu anlamdadır. Bil ki, Firavun kavminin ileri gelenleri, halkın huzurunda Hazret-i Musa (aleyhisselâm)'ın da iddiasının yanlışlığının ortaya çıkması için, Firavun'a Hazret-i Musa (aleyhisselâm)'a dokunmamasını ve bu arada da sihirbazları toplamasını tavsiye edince, Firavun onların söylediklerine razı oldu ve görüp müşahede ettiği şeyleri göremez oldu. Çünkü bir şeyi sevmek, kişiyi sağır eder. Derken, sihirbazlar bir araya geldiler, sonra da Firavun, bu çekişmenin büyük bir hak kitlesinin gözü önünde cereyan edebilmesi için, kutlayageldikleri bir bayram gününde gerçekleşmesini istedi. Hazret-i Musa (aleyhisselâm) da, kendi hüccetinin, delilinin büyük bir hak kitlesi önünde onlara galip gelmesi için, bunu arzuluyordu. Ve bu aynı zamanda Hazret-i Musa (aleyhisselâm)'ın nübüvvetinin ortaya çıkması için de Allah'ın bir lütfü idi. Ayetteki 'insanlara, "Haydi siz de gelip toplanıyormusunuz... ifadesine gelince bu, "Onlar, her İki taraftan sudur edecek olan şeyi görüp müşahede etmeleri için toplanmaya teşvik olundular" anlamındadır. Ayetteki "Umarız ki, o sihirbazlara uyarız" ifadesine gelince, bu, "Biz, üstünlüğün sihirbazlar lehine tahakkuk etmesini ümit ederiz; böylece de, (eğer galip gelirlerse), onlara tabi oluruz" demektir. Sihirbazlar gelince de, işe bir karşılık talebinde bulunmakla başladılar ki, bu karşılık da ya mal idi, ya da makam . Firavun da onlara bunu verdi. Vereceği bu karşılığı "Evet, hem de o zaman siz, hiç şüphesiz benim en yakınlarımdan olacaksınız" ifadesiyle vurguladı. Çünkü o sihirbazların isteyecekleri en son şey, firavun bağışta bulunması ve onların makamlarını yükseltmesi idi. Böylece de Firavun, bu iki taleplerini de içinden gelerek verdi. |
﴾ 42 ﴿