57"Her can ölümü tadıcıdır. Sonra Bize döndürüleceksiniz". Allahü teâlâ mü'minlere, hizmet etmelerini emredince, onlara vatanlarını terketmek, kardeşlerinden çoluk-çocuklarından ayrılmak güç geldi. İşte bunun üzerine Cenâb-ı Hak onlara, uygun bulmadığınız, hoşlanmadığınız şeylerin hepsi her halükârda meydana gelir. Çünkü her nefis ölümü tadıcıdır. Ölüm de, dostları birbirinden ayırır. O halde uygun ve evlâ olan, bu ayrılığın Allah için yapılmasıdır. Eğer böyle olursa, buna karşılık mükâfaat verir. Çünkü sizin dönüşünüz Allah'adır. Burada daha yumuşak ve ince şöyle bir izah daha var: Allahü teâlâ şöyle demek istemiştir: Her kendinden başkasına bağlı olduğunda eninde sonunda ölecektir. Sonra o nefis (can) Allah'a döndürülür ve ölümsüzleşir. Nitekim Cenâb-ı Hak, "Onlar orada ilk ölümleri dışında ölümü tadmazlar" (Duhan, 56) buyurmuştur. Bunun böyle olduğu sabit olunca, kim ölümü tadmamak istiyorsa, nefsi ile birlikte kalmasın. Çünkü nefsi ölümü tadıcıdır. Aksine kendinden başkasına bağlansın, kalsın. Bu başkası, eğer Allah'ın dışında bir varlık olursa, o da ölümü tadıcıdır ve "Her can ölümü tadıcıdır" ve "Allah'ın vechinden (zâtından) başka herşey helak olucudur" (Kasas, 88) ayetleri mucibince, yok olmaya mahkûmdur. O halde, ancak, Allah'a bağlanmaktır ki ölümden kurtarır. Nitekim Cenâb-ı Hak, "Bana bağlanın, nefsinize bağlanmayın. Çünkü o ölümü tadıcıdır" manasında olmak üzere, "Ancak Bana ibadet edin" buyurmuş, da, "Sonra Bize döndürüleceksiniz" yani, "Bana bağlandığınızda, artık ölümünüz gerçek bir ölüm değil Bana dönmedir" buyurmuştur. Bu tıpkı Allahü teâlâ'nın, "Allah yolunda öldürülenleri (gerçek) ölü sanmayın. Aksine onlar diridir!" (Al-i imrân, 189) ayeti ile, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in Mü'minler ölmezler. Aksine bir yurddan, bir başka yurda geçerler" hadisinde ifade gibidir. Bu izaha göre de, ayetin daha önceki ayetlerle münasebeti ortadadır. Mü'minlerin Mükâfaatı |
﴾ 57 ﴿