68"Allah adına yalan uyduran kişiden, yahut kendisine hak gelince, onu yalan saçandan daha zâlim kimdir? Kâfirlere cehennemde barınacak yer mi yok". Cenâb-ı Hak, bahsedildiği şekilde, çeşitli halleri beyan edip, Kendisine o kafirlerden kimse iman etmeyince, onların en zâlim kimseler olduklarını anlatmıştır. Çünkü zulüm, daha evvel de izah edildiği üzere, bir şeyi olması gerekli olan yerin dışına koymaktır. Binâenaleyh bir kimse bir şeyi, konulması gereken yerden başka bir yere koyduğunda, zalim olmuş, haksızlık etmiş olur. Fakat o şeyi, olması mümkün olmayan bir yere koyduğunda, daha zalim olmuş olur. Çünkü mümkün olanın yokluğu, var olanın yokluğundan daha kuvvetlidir. Zira mümkün olmayan elde edilemez. Elde edilemeyen herşey de mümkün değildir. Allah'ın şerikinin (ortağının) bulunması da mümkün değildir. Ama onlar O'na bir ortak koşmuşlardır. Bu ortak koşma işi eğer mülk ve saltanatında tek olan bir melik hakkında olmuş olsaydı, bu, o melik tarafında bir azabı (cezalandırmayı) gerektiren bir zulüm (suç) olmuş olurdu. Bir de bu iş, bir ortak ve benzeri imkânsız olan "zât" için yapılırsa, nasıl olur! Bir de yalan söyleme ihtimali olan bir sâdık zâtı, yalanlayan kimsenin durumu zulüm (haksızlık) olur. Ya yalan söylemesi imkânsız olan bir sâdıkı, birisi kalkar da yalanlarsa, bunun nasıl olur! Binâenaleyh şirk koşmak suretiyle Allah'a karşı yalan söyleyenden, peygamberini tasdik hususunda Allah'ı, Rabbinin peygamberliği hususunda peygamberi ve Allah'dan o peygambere indirilen kitabı tekzîb eden (yalan sayan)dan daha zâlim kimse olamaz. Şaşarım şu müşriklere: Çünkü onlar, yontulmuş kütük (ve taşlardan) elde edilenleri ilahlığa kabul ediyorlar da, risâlet görevi ile görevlendirilmiş şerefli bir insanı, peygamber olarak kabul etmiyorlar! Bu ayet hakkında şöyle bir izah da yapılabilir: Allahü teâlâ bir olduğunu, risâleti ve haşri beyân edip, onu iyice izah edip, va'z-u nasihatta bulunup, gerekli sakındırmaları yapınca, peygamberine insanlara, "Allah'a karşı yalan düzen kişiden daha zalim kimdir?..." yani, "Ben peygamberlik görevi ile görevlendirildim ve ben su görevlendirmenin Allah tarafından olduğunu, bu sözlerin Allah'ın kelâmı (mesajı) olduğunu söylüyorum. Sizler İse benim yalan söylediğimi ileri sürdünüz. Bu şu iki manaya gelir: ya, bu kitap, Allah'dan başkası katında olduğu halde, yalan söylüyor, peygamber olduğunu uyduruyorum. Yahutta sizler, Allah'ın katından olduğu halde, bu hakkı yalan kabul ediyorsunuz. Fakat ben devamlı bir azabın olacağını söylüyor, bunu biliyorum. Dolayısıyla böyle bir iftiraya, düzmece yalana yeltenemem. Zira cehennem kâfirlerin yeridir. Yalancı peygamber de bir kâfirdir. Sizler ise beni yalanlıyorsunuz. Cehennem sizin yerinizdir. Çünkü cehennem kâfirlerin yurdudur" demesini emretmiştir. Ayet bu manaya göre tıpkı, "Biz veya siz, ya hidayet üzereyiz, ya sapıklık üzere" (Sebe, 24) ayeti gibidir. Cihad Edenler Hakka Erdirilir |
﴾ 68 ﴿