69"Bizim uğrumuzda mücâhede edenler (e gelince), Biz onlara elbette yollarımızı gösteririz. Şüphesiz ki Allah muhsinlerle beraberdir.". Allahü teâlâ, bütün bu izahları ve imâları tamamlayıp, kâfirler buna rağmen iman etmeyince, mü'minlerin kalblerini, "Bizim uğrumuzda mücâhede edenlere gelince, Biz onlara elbette yollarımızı gösteririz" buyurarak teselli etmiştir. Bu, "Kim, itaat ederek cihad ederse, Allah onu, cennete ulaştıracak yollara iletir" demektir. Ayetteki, "Şüphesiz ki Allah muhsinlerle beraberdir" cümlesi "iyi amel edenlere (muhsinlere), daha iyisi ve fazlası var" (Yunus, 21) ayetinde ifade edilen hususa işarettir. O halde bu ayetteki, "Bizonlara elbette yollarımızı gösteririz (onlara hidayet ederiz)" cümlesi, o ayetteki "daha iyi"ye, "Allah muhsinlerle beraberdir" cümlesi de, beraberliğe bir işarettir. İhsanda bulunanın (iyi amel edenin) elde edeceği yakınlık ve beraberlik ise, hasenatına ilave, "fazla"dan birşeydir. Işarî Mana Şurada hükmî (dolaylı) bir izah da olup şöyledir: "Bizim uğrumuzda cihad edenler..." ifadesi, "delillerimize bakan, buna gayret sarfedenler" manasına; "Biz onlara elbette yollarımızı gösteririz" cümlesi de, "Biz onlarda, Bizi tanıma bilgisini (marifetullahı) meydana getiririz ve bunu alabildiğine izahlarla açıklarız" manasına işarettir. Delilleri İnceleme Şimdi diyoruz ki: Ehl-i sünnet kelamcılanmız şöyle demişlerdir: "Delillere bakma işi, istidlal yoluyla etde edilecek ilmin şartı gibidir. Allahü teâlâ, o delillere bakan kimsede, bu bakışının neticesin de bir ilim yaratır". Bu hususta mana bakımından felsefeciler de kefamcılara muvafakat ederek şöyle demişlerdir: Birşeye bakıp tefekkür etmek, insanın nefsini, akla gelebilecek şekilleri almaya hazır hale getirir. Nefis, buna hazır olunca da, cismânî ve aklî şekilleri hîbe edenin (verenin) feyzinden, nefiste bir ilim meydana gelir". İşte buna göre ayetin tertibi son derece güzeldir. Çünkü Allahü teâlâ, delilleri zikredip, bu deliller, onlara ilim ve imanı anlatmayınca, Allah, "Onlar sakıp düşünmediler. Böylece de hakka-hakikate ulaşamadılar. Bu, ancak taassub ve inaddan korunan müttakiler için bir hidâyet yoludur. Dolayısıyla ancak onlar tefekkür eder ve bu tefekkürleri onları hakka ve hakikate ulaştırır" demek istemiştir. Ayetteki, "Allah muhsinlerle beraberdir" cümlesi, istidlale elde edilebilecek bilgilerden daha üstün bir dereceye işarettir. Buna göre Cenâb-ı Hak sanki şöyle demek istemiştir: "Bazı kimseler Hak'dan uzaktırlar, bir türlü yaklaşamazlar. Bunlar, kâfirlerdir. Bazıları ise, "nazar" ve "suluk" İle yaklaşırlar. İşte bunların bu halleri, kendilerini Hakk'a götürür ve yaklaştırır. Bazılarının da Allah beraberlerinde olur, onlara yaklaşır. Onlar eşyayı O'ndan öğrenir, O'nu eşyadan öğrenmezler. Birşeyle beraber olan, onu daha nasıl arar." O halde ayetteki, "Daha zalim" cümlesi birincilerine; "Uğrumuzda cihâd edenler" cümlesi ikincilerine; "Allah muhsinlerle beraberdir" cümlesi de Üçüncülerine işarettir. Kitabının sırlarını en iyi bilen Allah'dır. Hamd o âlemlerin Rabbine mahsustur. Salat-u selam peygamberimiz Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'e, ailesine, ashabına ve bütün mü'minlere olsun. |
﴾ 69 ﴿