6"Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilenin hakkın tâ kendisi olduğunu ve onun her övgüye layık, mutlak gâlib (Allah)'ın yoluna ilettiğini bilirler". Allahü teâlâ âhireti inkâra ve yalanlamaya gayret edenlerin halini anlatınca, bu dünyadaki hallerini de anlatmıştır. Bu da, o kimselerin dünyadaki gayretlerinin de bâtıl oluşudur. Çünkü ilim sahibi kimseler, onların yalanlarına ve aldatmacalarına aldanmazlar ve Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'e indirilen Kur'ân'ın, hak ve doğru olduğunu bilirler. Ayetteki, "O, Hakk'ın kendisidir" cümlesi "hasr" (sadece) manasını ifade eder ve "Hak (gerçek) sadece budur. Yalancının sözü ise bâtıldır, asılsızdır" demektir. İki tarafın birbiriyle münakaşası bu manada değildir. Çünkü münakaşa lafzî olup, onlardan herbirinin sözü, bir mana ifade etmesi bakımından hak olur. Ayetteki "Onun, her övgüye lâyık, mutlak gâlib (Allah)'ın yoluna ilettiğini bilirler" ifadesi, indirilen o şeyin hak oluşunu beyân eden oir ifade olabilir. Çünkü indirilen o şey, bu doğru yola hidayet eder. Yine bu ifâde, bir başka manayı açıklamak için de getirilmiş olabilir. O da şudur: İndirilen o şeyin, hak ve hidâyet eden bir şey olmasının yanında, artık hakkın kabul edilmesi gerekir. -ele de o hakta, istikbalde bir fayda, yani Allah'a kavuşma faydası söz konusu ise... Cenâb-ı Hakk'ın ifadeleri, hem bir teşvik, hem bir tehdid ifade eder. Çünkü O, azîz olunca, ayetlerini ve kendisini yalanlamaya ve inkâra gayret ?6sterenlerden intikam alacak demektir. Hamîd olunca da, ayetlerini ve kendisini tasdik eden ve sâlih amel işleyenlere teşekkür eder, yani karşılığını verir. Eğer, "Sen, daha önce hep Cenâb-ı Hakk'ın rahmet tarafının önce geldiğini savunuyordun. Cenâb-ı Hak öyle ise niçin heybet ifade eden sıfatını, rahmet için olan sıfatından önce zikretmiştir?" denilirse, biz deriz ki: O'nun heybeti tam, intikam alması çetin bir azîz oluşu, arzu, istek ve teşvik tarafını güçlendirir. Çünkü cebbar ve çetin Dmsini memnun etmek, Öyle olmayanı memnun etmekten daha şereli ve daha cymetlidir. Binâenaleyh "aziz" sıfatı, insanları korkuttuğu gibi, ümitvâr da eder. Yine bu vasıf, azîz olan o zata yaklaşmak için, kişiyi tekzibden uzaklaştırdığı gibi, tasdike teşvik eder. |
﴾ 6 ﴿