27"Onlan hapsedin (durdurun) Çünkü onlar mesuldürler. Size ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz. Hayır, hayır, bugün onlar teslim olmuşlardır. Onlar birbirine yönelip, birbirlerini mesul tutmaya kalkışmışlardır" Cenâb-ı Hakk "Onlan hapsedin (durdurun)" buyurmuştur. "Hayvanı durdurdum. O durdu" denilir. Buna göre ayetin manası, "Onları alıkoyun" demektir. Bu ayetle ilgili şu iki görüş belirtilmiştir: 1) Ayette bir takdim-tehir vardır. Buna göre mana, "Onları durdurun "ve onlan cehennem yoluna koyun" (saffat. 23) şeklindedir. Doğrusu, ayette böyle bir takdim-tehir olduğunu söylemeye gerek yok. Aksine sanki önce: "Onları cehennem yoluna koyun" denilmiş ve onlar oraya varınca, "Onlan durdurun. Çünkü sorgulama-hesap burada olacaktır" buyurulmuştur. Ayetteki, "Çünkü onlar mesuldürler"cümlesinin, onların dünyadaki amellerinden ve sözlerinden mesul olması manasında olduğu söylenmiştir. Onlara cehennem bekçilerinin, "Sizden peygamberler size beyyinatı getirmedi mi?" diye hesap sorup, onların da, "Evet, fakat azab kelimesi (hükmü), biz kâfirlere hak oldu" dedikleri söylenmiştir. Bu ayetten anlaşılan sorgulama, hemen bunun peşinden gelen, "Size ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz?" ifadesi de olabilir. Yani onlar, biribirilerini azarlamak ve tenkid etmek için kendilerine hesap sorarlar ve onlara, "Size ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz?" denilir. İbn Abbas (radıyallahü anh), bu ifadeye, "Dünyada yaptığınız gibi, niçin şimdi birbirinize yardımcı olmuyorsunuz?" manasını vermiştir. Bu böyledir. Çünkü Ebu Cehil, Bedir günü, "Biz, yardımlaşıp galip gelen topluluğuz" (Kamer, 44) demişti. İşte bundan dolayı, Kıyamet günü onlara, "Size ne oldu da, şimdi yardımlaşmıyorsunuz?" denilecektir. Bu ayetin manasının şöyle olduğu da söylenmiştir: "Kâfirlere, "şirk koştuğunuz şeyler, sizi azabtan kurtarmak için niçin size yardımcı olmuyor?" denilir." Daha sonra Hak teâlâ, "Hayır hayır. Bugün onlar teslim olmuşlardır" buyurmuştur. Birisi bir şeye boyun eğip, ona İnkiyâd ettiğinde, denilir. Aslında bunun manası, "münakaşayı bırakıp, selameti istemek" demektir. Buna göre ayetten kastedilen mana, o kâfirlerin, cehennem azabından kurtulma hususunda çaresiz bir şekilde artık boyun eğip, ne tapanlardan, ne de tapılanlardan hiçbir medetler kalmadığıdır. Cenâb-ı Allah sonra, "Onlar birbirlerine yönelip. birbirlerini mesul tutmaya kalkışmışlardır" buyurmuştur. Ayetin bu cümlesinde kâı. ler ile şeytanların birbirlerini suçlamaları kastedildiği ileri sürüldüğü gibi, idarecile-(liderler ve başkanlarla) idare edilenler (tâbi olanların) kastedildiği de ileri sürülmüştür yani bunlar birbirlerini suçlarlar. Bu suçlama, karşılıklı düşmanlık ve öfke şeklinde cereyan eder ki, bu aynı zamanda, susturmak ve utandırmak için yapılan bir suçlamadır. Yani, "Tabi olanlar, "Bizi siz aldattınız" derken, liderler, "Bizirr sözümüzü niçin kabul ettiniz, kabul etmeseydiniz" derler. Velhasıl bu, birbirlerinder birşey sorma manasında olmayıp, azarlama ve kınama manasında bir "tesâül'dür Allah en iyi bilendir. Faydasız Suçlamalar |
﴾ 27 ﴿