31

"Andolsun ki, sizi imtihan edeceğiz. Ta ki, içinizden mücahidleri ve sabr-u sebat edenleri belirtelim. Haberlerinizi açıklayalım".

Bu "Biz size muhakkak ki, vaki olması kesin olmayan, ama, meydana gelmesi de gelmemesi de muhtemel olan şeyi emredeceğiz... Tıpkı, imtihan eden kimsenin yaptığı gibi.." demektir.

Cenâb-ı Hakk'ın ifadesi, "mücahit olanları, olmayanlardan ayırıp belirtelim de, böylece (onun durumu), sehâdet bilgisinin sahasına da girsin" anlamındadır. Zira Allah bunu, sonsuz gayb bilgisiyle bilmektedir... Biz, daha önceleri, imtihan etme ve sınamanın ne olduğunu, ifâdesinin ne anlama geldiğini zikretmiştik.. Mücahid'in "cihâda atılanları" anlamındadır. Sabirin ise, "arkalarını dönmeyerek, sebat eden kimseler.." anlamındadır.

Haberlerin İncelenmesi

Ayetteki, "Haberlerini açıklayalım" cümlesi, birkaç manaya muhtemeldir.

1) Cenab-ı Hakk'ın, münafıktan naklen buyurduğu, "iman ettik" ifadesi.. Zira, bu haber hem münafıktan, hem de mü'minden meydana gelmiştir.. Ancak, kimin doğru, kimin de yalan söylediği, cihadla bilinip anlaşılır. Nitekim Allahü teâlâ, "İşte bu kimseler (yok mu?). Onlar, doğruların ta kendileridir" (Hucurat, 15) buyurmuştur.

2) Onların, "Halbuki onlar, andolsun, arkalarsna dönmeyeceklerini daha evvel Allah'a karşı taahhüd etmişlerdi" (Ahzab, 15) ayetinde ifade edilen, sırtlarını dönmeyeceklerine dair, onların haber vermeleridir. Binâenaleyh mü'min, ahdini, aynen yerine getirmiş, arkadaşlarıyla beraber, Allah'ın yolunda, "birbirine kenetlenmiş bir bina gibi"(Saf, 4) savaşmış; münafık ise, ufacık bir nida ve sesten rahatsız olup, savrulan toz-toprak gibi olmuştur.

3) Mü'minin,Cenâb-ı Hakk'ın, Muhakkakki, Mescidi Haram'a gireceksiniz.." (Fetih, 27), "Muhakkak ki, ben galip geleceğim; peygamberlerim de..." (Mücadele, 21) ve "Muhakkak ki bizim ordumuz; evet, muhakkak ki onlar galip gelecekler" (Saffat, 173) ayetlerinde de belirtildiği gibi, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'den duyulmuş doğru, gerçek; münafığın da, Cenâb-ı Hakk'ın, onların hakkında "Medine'de asılsız haberler yayanlar.."(Ahzab, 60) buyurduğu gibi, işte asılsız haberleri vardır. Binâenaleyh, savaş olduğunda, at kosturulduğunda, doğru olan haberler, asılsız olan haberlerden ayrılır, ortaya çıkar.

Bile Bile Sapanlar

31 ﴿