21

"Kendi nefislerinizde dahi (nice ayetler var). (Bunları) görmüyor musunuz?".

Bu ifâdede, enfüsi delile bir işaret vardır ki, bu, bu yönüyle Cenâb-ı Hakk'ın tıpkı, "Gerek âfakta, gerekse kendi nefislerinizde ayetlerimizi yakında onlara göstereceğiz..." (Fussilet,53) ayeti gibidir. Cenâb-ı Hak, yeryüzündekilere açık ve net olarak göründüğü için, afakî delillerden yeryüzünde olanları tercih etmiştir. Çünkü, yeryüzünün kenarlarında, bucaklarında bulunan delillerin çeşitlerini sayıp dökmek mümkün değildir. ifâdesindeki enfüsî delil, genel bir ifâde olup, bu hitabın, mü'minlere olması muhtemeldir. Cenâb-ı Hak bu ifâdeyi, hitap sîgasıyla getirmiştir.Çünkü, bu kalıp, bu ifâde tarzı, insanın, kendisinde olanları daha tam ve daha mükemmel olarak bildiği için, daha açık bir ifâde tarzıdır. İle "sizde... "manasının kastedilmiş olması da muhtemeldir. Çünkü Arapça'da "Taş, aslında serttir" denilir, bu ifâdede geçen "nefs" sözüyle hayatın, hissin ve hareketlerin kaynağı olan "nefs" kastedilmez. Bu ifâde ile, "Sayesinde hayat bulduğunuz nefislerinizde ayetler vardır..' manasının da kastedilmiş olması muhtemeldir. "Görmüyor musunuz?" ifâdesinin istifhamla getirilmiş olması, o ayetlerin, çok net olduklarına dair bir işarettir.

Rızkınızın Vesilesi Yağmur

21 ﴿