44"Semûd'da da (İbret var). Hani onlara, "Bir zamana kadar faydalanadurun" denilmişti, ama Rablerinin emrinden uzaklaşıp, azdûar. Kendilerini de, gözleri göre göre, yüdınm tutuvermişti". Hem, (......) hem de (......) ifâdelerindeki izah; tıpkı (Zariyat, 38) ifâdesinde olduğu gibidir. Ayetteki, "Hani onlara, "Bir zamana kadar faydalanadurun" denilmişti" ifadesine gelince, bazı müfessirler sonunda, "Allahü teâlâ onlara, o deveyi öldürmelerinden sonra, üç gün mühlet verdi ve o üç gün içerisinde, onların renkleri bozuldu, yüzleri sararıp-karardı" manasının kastedildiğini söylemişlerdir ama bu zayıftır. Çünkü ayetteki "ama azdılar" ifâdesindekl "İfâ" edatı, bu azma işinin, o faydalanmadan hemen sonra olduğuna delildir. Binâenaleyh görülen odur ki, bu "faydalanma" İle, Allah'ın o insanlar için takdir etmiş olduğu eceller (ömürler) kastedilmiştir. Binâenaleyh istisnasız herkese, eceline kadar mühlet tanınmıştır. Buna göre Hak teâlâ, insana, "Haydi ömrünün sonuna kadar faydalan, yaşa; eğer iyilikte bulunur, mü'min müslüman olursan, her iki dünyada böyle faydalanmaya devam edersin. Aksi halde, ahirette artık payın yok" demektedir. Ayetteki, "Ama Rablerinin emrinden uzaklaşıp azdılar. Kendilerini de gözleri göre göre, yıldırım tutuvermiştir" ifadesiyle ilgili şöyle bir bahis vardın "azdı" fiili, harf-i cerri ile kullanılır. Nitekim Hak teâlâ, "Onların hangisi Rahman 'a karşı daha âsî oldu?.." (Meryem, 69) buyurmuştur. Ama bu ayette (......) harf-i cerriyle kullanılmıştır. Diyoruz ki: Bu fiilde isti'ta (azmayı tercih etme) manası vardır. Çünkü Hak teâlâ, "Rablerinin emrinden deyince, bu tıpkı "Rablerine ibadetten kibirlenmezler" (Enbiya, 19) ayetindeki gibi olmuş Olur. Bu fiil, (......) ile kullanıldığı yerde ise, tıpkı bir kimsenin, "Falanca bize tekebbür ediyor" sözü gibi olmuş olur. Ayetteki "saika" (yıldırım) sözü hakkında şu iki izah yapılabilir: a) Bu, vâkıa-hâdise demektir. b) Bu, "büyük bir ses" demektir. Ayetteki, "Gözleri göre göre..." ifadesi iki manaya, ya onların teslim olmaları, bunu savuşturamayıp, buna karşı hicbirşey yapamamaları manasınadır ki bu, tıpkı onu savuşturmadığına bir işaret olmak üzere, "Falanca seni dövüyor, sen de durup bakıyorsun" demesi gibidir, yahut da, "O azab onlara ansızın gelmemiş, aksine onlar o azab ile üç gün önceden tehdid edilmişler ve onlar bu azabı beklemişlerdir" demektir. Eğer bu azab ansızın gelmiş olsaydı, insan, onların ansızın, tıpkı peşin cezayla hileli bir şekilde yakalanan gibi yakalandıklarını sanırdı. Bu tıpkı savaşan, cesur bir kimsenin, sana kastettiğini sana haber veriyorum. Beni bekle" demesi gibidir. |
﴾ 44 ﴿