15

"(De ki): bu da mı sihirdir?! Yoksa siz, görmüyor musunuz?" buyurmuştur.

Bu böyledir, zira bir şeyi görüp de, oşey, gördüğü şekilde olmazsa, bu durumda bu yanlışlık, şu iki şeyden birinden dolayı olmuş olur:

a) Görülenden,

b) Görenden... Bu sebeple, ayetteki, "(Peki) bu da mı sihirdir?" ifâdesi, "Bu görülen şeyde mi bir şüphe var, yoksa sizin gözlerinizde mi bir arıza var?!" demek olup, bu ifâdenin başındaki istifham, istifhâm-ı inkâridir. Yani, "Bu iki şeyden hiçbirisi sabit ve mevcut değildir. O halde bu demektir ki, sizin gördüğünüz haktır, ne var ki siz, "Bu, hak değildir" diyorsunuz. Cenâb-ı Hak, diye söze başlamıştır. Zira onlar, gördükleri şeyi, sihre nisbet ediyor ve meselâ, ayın ikiye bölünmesi vb. mucizelere, "sihirdir" diyorlardı. Halbuki o günde, gözle görmelerinin yanısıra, kendilerine bizzat dokunup idrâk edecekler bir elem ve acı isabet edip ve bu acı verme de doruk noktaya ulaşınca, onların artık, "Bu bir sihirdir" demeleri mümkün olmayacaktır. Aksi halde, eğer durum böyle olmasaydı, onların cehennemden kurtulmayı istemeleri doğru ve yerinde olmazdı.

Yaptığınızın Karşılığı

15 ﴿