36"Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, hayır onlar, iyi bilmiyorlar". Bu ayetle ilgili şu izahlar yapılabilir: 1) Zemahşerî'nin tercih ettiği görüşe göre bu, "Onlar, kendilerinin yaratılmış olduklarını kesin kes bilmiyor, inanmıyorlar" demektir. Bu durumda ifade, "Onlara gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olursan, onlar, "Allah" derler" (Lokman, 35) ayetinin manasında olur ki, bu da "Onlar Allah'ın yaratıcı olduğunu ama, kendilerini yaratmadığını söylüyorlar" demek olur. 2) Bu, "Yoksa onlar Allah'ın bir olduğunu bilmiyorlar mı?" demek olur. Bu da, "Durum böyle değildir, yani, "Bunları onlar yaratmadılar ve Allah'ın bir olduğunu da bilmiyorlar" manasına gelir. 3) Mef'ûlü zikretmemek, burada fiili tamamen nefyetme manasını ifade eder, yani "onlarda bilme kabiliyeti yok" manasına gelir. Nitekim bir kişinin mezhebini-yolunu beyan etmek için, mef'ûl (inandığı veya inanmadığı şey) belirtilmeksizin, "Falanca mü'min değildir veya filanca kâfir değildir" denilir. Bu durumda ayetin takdiri, "Gökten ve yeri onlar yaratmadılar. Onlar bu delillere de iyice inanmıyorlar. Hatta hertûrlû delil ve mucizeyi getirsen bile, asla inanmayacak, bilmeyecekler" şeklindedir. Bunun böyle olduğunun delili, Hak teâlâ'nın ileride getirdiği, "Eğer gökten bir parça düştüğünü görseler, "Bu, birbiri üstüne yığılmış (kesîf) bir bulut" derler" (Tur, 44) ayetidir. Tefsir ettiğimiz ayet, afakî (dış dünyamızdaki) delillere, bundan önceki ayet de, enfüsî (iç dünyamızdaki) delillere işarettir. Rabbin Hazineleri Onlarda mı? |
﴾ 36 ﴿