37"Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mı? Yoksa onlar, hakim ve gâlib kimseler mi?". Bu ayetle ilgili olarak şu izahlar yapılabilir: a) Ayetteki, "hazineler" ile, rahmet hazineleri; veya b) "Gaybın hazineleri" kastedilmiştir. c) Bu, insanlara kapalı, ilahî sırlara bir işarettir. d) Bu, insanın görmediği ve duymadığı çeşitli mahlûkat hazineleridir. Bu izahlardan, ilk ikisi nakle, son ikisi ise istinbata (tefekküre) dayanmaktadır. Musaytır'ın Manası Ayetteki "Yoksa onlar, hakîm ve gâlib kimseler mi?" ifadesi de, bu reddiyeyi tamamlayan bir ifadedir. Çünkü Cenâb-ı Hak böyle söyleyince, onların Allah'ın rahmetinin-hazinelerinin bekçileri olmadıklarını, dolayısıyla Allah'ın hazinelerini bilemeyeceklerine işaret etmiştir. Onların sırf bekçileri olmayışları, o hazineleri bilmemeyi gerektirmez. Zira o bekçilerin, hazineyi görmüş olmaları mümkündür. Çünkü hazineyi bilmek, hazinenin görevlisi ile kâtibinin (muhasibinin) işidir. İşte bu sebeble Hak teâlâ, "Sizler, ne bekçiler, ne de hazinelerde görevli kâtiblersiniz" demek istemiştir. "Musaytır" kelimesinin, "hazinenin yazıcıları" manasına alınması, uzak birşey değil. Çünkü bu kelimenin kökü "satır"a delâlet eder. "Satır" da, yazmada-kitabta olur. "Musaytır"ın, "hükümran ve musallat" manasında olduğu da söylenmiştir. Bu kelime (sin) ile ve (sâd) ile okunur. ile birlikte olan sinlerin pek çoğu sâd şeklinde de okunmuştur. Nitekim Hak teâlâ, ile (Gâşiye, 22) buyurmuştur. Bu kelime sâd ile şeklinde de okunmuştur. Göğe Merdiven mi Kurdular? |
﴾ 37 ﴿