43"Yahut onların, Allah'tan başka bir tanrıları mı var? Allah, onların katmakta oldukları ortaktan münezzehtir". Cenab-ı Hak, tevhîdden yeniden bahsetmeye başlamıştır ki, bu da, "Yahut kızlar O'nun, oğullar sizin mi?" (Tûr, 39) ayetinin ifâde ettiği manaya delâlet eder. ifadesiyle ilgili olarak, şöyle kıymetli bir bahis söz konusudur. Dilciler, (......) kelimesinin, "tesbîh" (cinsinin) alan ismi olduğunu söylemişlerdir ki, biz bu hususu, "Haydi akşama girerken, sabaha ererken Allah'ı tenzih edin.."(Rum, 17) ayetinin tefsirinde açıklamış ve bunun pekçok inceliklerinden bahsetmiştik.. Buna göre şayet, "Biz, ifâdesinin bir masdar olduğunu ve "fu'lân" vezninde olduğunu söylüyor, böylece de, (......) kelimesini, Lafzatullah'ın olmadığı yerlerde de getirebiliyoruz. Ve nitekim, "Allah'ı tesbihte (...) vardır" manasında . denilmektedir..." denilirse, biz deriz ki: Bu, tıpkı bir kimsenin, harf-i cerdir; zarf ifâde eder" deyip de, harfleri yani (......) ve (......)'yi mübtedâ tutarak bunlara haber getirmesi gibidir. Ne var ki, aslında, harfler mübtedâ olmazlar.. Buna da şu şekilde cevâp verilebilir: Burada (......) ve (......) harf-i cerleri isim gibi kabul edilmişler ve meselâ senin, "Zeyd'den aldım" ve "Para, cüzdandadır, kesededir" cümlesinde olduğu gibi, asıl kullanılışları (harf oluşları) üzere bırakılmamışlardır. (Yani, yukardaki kullanılışlarında isim, burada ise, harfdirler). Aynen bunun gibi (......) kelimesi de, geçtiği yerlerde, kullanıldığı şekil üzere bırakılmamıştır. Çünkü bu durumda bu ifâde, artık alem değildir. Nitekim meselâ, "Zeyd (kelimesi) fa'l vezni üzeredir" denilir. Bahsettiğimiz yerde ise, tesbih lafzı böyle değildir. (Sübhânellâh dersek, cins-i âlem alır, meselâ de ise, masdar olur). Dördüncü Mesele (......) ifâdesindeki hakkında, şu iki izah yapılabilir: a) Bu, masdanyye olup, manası, "Onu, onlara şirk koşmalarından tenzih ederim" şeklinde olur. b) Haberiyye (ism-i mevsûl) olup, manası, "Allah'ı, onların şirk koştukları şeylerden tenzih ederim.." şeklindedir. Bu izaha göre, bunun, yani nın, "o çocuktan" şeklinde manalandırılması muhtemeldir. Çünkü onlar, "kızlar Allah'ındır.." dediler de, bunun üzerine O da, "Allah, kızlardan ve oğullardan münezzehtir.." buyurmuştur. Yine bu (......)'nın, "ilâhlar gibisinden..." şeklinde mana alması da muhtemeldir. Çünkü o müşrikler, O'nun, kendilerinin, taptıkları ilâhlar gibi olduğunu söylüyorlardı da, işte bunun üzerine, "Allah onların taptıkları o şeyler gibi olmaktan münezzehtir" buyurdu. Gök Parçalansa da Te'vil Ederler |
﴾ 43 ﴿